Ara Sokak Şefi

Sigaramın, aforoz edilmiş dumanını
Yandıkça, soğuk yiyen hayallerimin üstüne ört.
Şifa veren bu katranın, bedenimi soyutladığı
bu anlamsız dizelerin, perdesini yak
şu garip ve çelimsiz yüreğimde dökülmeyen,
ama sararan ve solan düş yapraklarının,
zehir tutmuş damarlarına değ.

Seninle alacak kadar var nefesi yüreğimin,
Bel gamzelerinin kıyısına vurabilecek kadar hürdür cümlelerim
Tenimin, soluğunu bilediği gözlerinde
ağlamaz mı gülüşlerin?
Bu havası kırık kuşların, kurşundan keskin
kanatları kan çırpan uçuşları, heder etmez mi bizleri?
Sen, sadece sevdadan ibaret, siyah
Beyaz kuşağısın semamın.
Cesedim, keşfettiğin özümle yalnız seninledir
Anlamlarımın ve kelimerimin bizi var eden büyüsü,
Gözlerime akmış olan ruhuna adaktır.
Zemheri ayazları, yaz meltemlerine çeviren buselerin,
Sadır arama imza tutmuş ellerinin ufku kadar geniş,
sineye çekilen bir mevcudiyete sahiptir hudutsuz gözlerin.
Ve hayatın ilkel arzuları yerine
Türküye çalmış kirpiklerinin
Türkü duymuş kirpiklerimizin
acılarımıza, kanatlarından sazlar çaldığı
Sana gelemediğim kanlı bir coğrafya orkestrasının şefiyim.
Kanlı ve garip

Uğurcan Kaçmaz

Yalnız akış var beni devindiren, beni yolcu yapan bu dikenli yol üstünde. Bir tanım yok adımın altında, bu adın altında yatan gerçeğin peşindeyim lakin bulunacak ve tamamlanacak bir şey değil bu; beni ben yapan doğrular ve gerçek diyemeyeceğim gerçekler...

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla