Aynı Gökyüzü Altında Bir Şarkı Değil Midir Hayat?

 

Sebahat Abla (Müslüm Gürses & Sezen Aksu)
Türkiye’de 100 kişiyi çevirip hangi sanatçıları dinliyorsunuz diye sorsak bu iki isimden en az birisi muhakkak söylenir. Bu iki büyük sanatçının bizlere bu kadar güzel bir şarkıyla Merhaba demeleri ne hoş. Sanatçıların ölümsüz olduğunu bir kez daha kanıtlayan bu nadide parçayı dinleyelim ve kavuşalım artık.

Koyverdin Gittin Beni (Kazım Koyuncu & Şevval Sam)
Karadeniz müziği deyince akla ilk gelen ikilidir onlar. Her şarkıları ile boydan boya Karadeniz’i sererler gözümüzün önüne. Koyverip gitmeseydin ve kimse almasaydı seni, sen yine bize kalsaydın o uzun sürmene yaylası gibi kokan saçlarınla…

İkinci Bahar (Sezen Aksu & Özdemir Erdoğan)
Aklımıza Şener Şen’in canlandırdığı “kebapçı Ali Haydar usta” ve “Hanım” karakterini canlandıran Türkan Şoray ile kazınmıştır. Sözleri Sezen Aksu’ya ait olan bu şarkı Özdemir Erdoğan’ın o güzel yorumuyla bütünleşmiştir. Biz de onları bugün ki aklımızla severiz şimdi…

Uzun İnce Bir Yoldayım (Barış Manço & Cem Karaca)
Türkiye’de yaşamış en büyük ozanlardan birisidir Aşık Veysel. Bu şarkıyı ondan dinleyince farklı bir his, bir yaşanmışlık geçer ruhunuza. Bu kadar özel bir şarkının altından bu kadar özel isimler kalkabilir zaten. Cem Karacanın o buğulu sesi ve Barış Manço’nun bütün masal diyarlarını hapsettiği ettiği sesiyle yeni bir yorum kazanmıştır. Onlar uzun ince bir yolda gittiler bir gece bize gündüzleri bırakıp…

Düşler (Bülent Ortaçgil & Fikret Kızılok)
Bu iki sanatçının da tek tek hastası olmakla beraber, bu kadar hoş bir şarkıyı birlikte söylemiş olmaları beni ayrı mest etti. Beraber yaptıkları eserlerin hepsi kıymetli elbette ama bu şarkıyı dinleyince düşler kuruyor insan.
(belki de sen ve ben ikimiz birbirinin farkında gözlerimiz.)

Bu Su Hiç Durmaz (Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer & Jehan Barbur & Ceylan Ertem )
Bu kadar kaliteli isim bir araya nasıl gelir diye sormayın, müziğe gönülden bağlanmış insanlar için bu zor değil. Ortaçgil şarkılarında ki aşk kokusunu alabilen insanlara ne mutlu. Şarkıyı yaşayarak söyleyen bu güzel insanların da kıymeti bilinmeli ve tüm şarkılara kadın eli değmeli ki bu su hiç durmasın ve önümüzde kurulacak nice hayaller olsun…

Hoşgeldin (Hüsnü Arkan & Birsen Tezer)
Bu şarkı günümüzde birçok kişi tarafından seslendirildi ama bana bu ikilinin söyleyişindeki tadı verebilen başka birisi olmadı. Çünkü bir şarkıyı ilk kimin ses tellerinin tıngırdattığı o ezgilerden duyarsanız, işte o günden sonra bu şarkı sadece onların sesinden gönlünüze hoş gelir…

Bir Bakışta Yaktın Beni (Gülşen Kutlu & Neşet Ertaş)
“Kırşehir” ve “Leyla” deyince aklımıza Neşet Ertaş gelir. En azından benim için ikisiyle bütünleşmiştir. Bozkırın tezenesi ve Leyla’ya olan aşkından bugün hala dillerimize pelesenk olmuş türküleriyle unutulmazdır Neşet Ertaş. Gülşen Kutlu’nun güzel yorumu ve neşet Ertaş’ın sazıyla, sözüyle eşlik ettiği bu türküyü de onlardan sonra bir kaç sanatçımız seslendirse de o sazın ezgisi dimağımızda hep neşet ertaşı hatırlatır.

Zeynebim (Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu)
Hak ettiği yerde olmayan isimler hakkında bir şeyler söylenecek olsa bu güzel insanlarda muhakkak dahil edilir. Bu kadar manalı sözlerden ve bu güzel yorumlardan insan bıkabilir mi bilmiyorum. Gerçek sanat eserinin zamanı yoktur ya işte bu şarkı gerçek bir sanat eseri. Öyle ki “Zeybenim” türküsü çalınmaya başlandığında insan kavuşamamış sevdaların kıyısında buluyor kendini ve türkünün sonuna gelindiğinde içimiz ne kadar yansa da dışımız yine serin kalıyor…

Dayanamam (Ogün Sanlısoy & Özlem Tekin)
Ogün Şanlısoy’un çıkış tarihlerine yaşım pek tutmasa da Pentagram sevdiğim gruplardan birisiydi. Magazin sayfalarına çıkmadan da müzisyen olunabileceğini gösteren bir isim bulmuş yanına ve güzel bir işe imza atmış bence. Hep ümitsizlik hissi yayan şarkılar dinlediğimden mi bilmiyorum ama içime garip bir mutluluk doluyor dinleyince.

Bir Bakışın Yetti (Yeliz & Erol Evgin)
Sanatçı tanımına uyan özel iki ismin buluşması bu şarkı. Yorumun en az şarkının sözleri kadar güzel ve özel olduğunu düşünüyorum dinlediğimde. Çiğdem Talu’da bu güzel yorum sonrası iyi ki yazmışım bu şarkıyı demiştir.

Anne Ben Ölüyorum ( Ahmet Kaya & Yusuf Hayaloğlu)
Düetleriyle unutulmayan ve biri olmadan diğerinin şarkılarının öksüz kalacağını düşündüğüm ikili sanatçılarımızdır. Yusuf Hayaloğlu’nun muhteşem besteleri ve Ahmet Kaya’nın güzel yorumlamasıyla bugün bile isimleri yan yana anılmaktadır..
“…Uzaklarda bir yerlerde,
Bir şehir olmuşum
Üşüyen,yanan,eriyen bir şehir,
Kül olmuş gitmişim anne,
Ve bir avuç toz olup,
Düşmüşüm ayak izine…”

Konu şarkılardan açıldıysa bugün, Atilla İlhandan mahur besteyle bir kapanış yapmak istedim. Atilla İlhandan dinlediğimiz bu şiir daha sonra Ahmet Kaya’nın o güzel yorumlamasıyla bestelenmiştır. Bu iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler ama gitmeden bize öyle şiirler, şarkılar sevdirdiler ki sanki hiç yoktular…

MAHUR BESTE

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara

 

Perihan Cansu Saykal

Burak Acar 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla