Cani Ruhum İş Başında

ayrilik-yalnizlik-48

Ruhum karardı yine
Afakanlar basıyor her bir yanımı
Hep aynı güne aynı uykulardan uyanıyor ve birbirini tekrarlayan günler yaşıyor gibiyim
Anketlerden mustaribim!..
Kadın haklarından!..
Davullu çengili kaynana muhabbetlerinden…
Çingen oynaklığından…
Arsız duvarlardan…
Yalakalığın diz boyluğundan umarsızlığın hadsizliğinden…
Soldan soldan geliyor haberler
Yine yoksulluk, açlık sınırı açıklanıyor kime niyet kimine ziyafet
Ölmüyor işte hiç kimse acına; zorlamanın manası yok
Boş ver diyor şeytan… Boş ver aldırma…
At denize halik bilmezse malik bilir
Sana mı kaldı lan memleketin vatan kurtaran şabanı olmak ki kurtarmak kimin haddine aç kurttan, yılandan, hainden…
Parça mı kalır bu kurtlar sofrasında…
Eller, gözler, etler iğdiş edilirken…
Sonra nasıl bir yanılgıdır ki iki emekli yazısına yandaş olmak…
Henüz hayat emekli etmemişken üstelik…
Önce titremeli insan soğuktan…
Açlıktan nefesi kokmalı…
Bakkala manava mahcup olmalı…
Ev sahibinden azar işitip çık ulen evimden yoksa!!!
Delikanlılığına maruz kalmalı…
Ağlamalı, ağlatmalı…
Yalana kanmalı…
Ya şu kadına / kadınlara ne demeli?
Gittiğin arabanın tekerine…
Günceme sövgü düşüyor yine…
Diyor ya şair “bir bilsen sana ne güzel küfürler ettim etmesem kederden geberecektim!..”
Çivisi çıkıyor dünyanın bir yandan;
800 yıldırsa yerinde duruyor çivisiz Cami, inadına!..
Yağmur serpiştiriyor inceden toprak kokuyor…
Cama vuruyor sepkeni…
Bir çizgi çekiyor adam buğulu cama…
Aynı anda kızlar gelin oluyor yurdumun herhangi bir yerinde çizgi çekiyorlar hayatlarına…
Dört yıla sığdırıyor 181 bin çocuk gelini toplum…
Devlet boynunu büküyor gelinlerle birlikte…
Utanıyor çocuk aklına gelin, utanıyor heybetine Devlet…
Kına yakıyorlar minik ellerine…
Kına yakıyor birileri…
Ağlasın diye türküler yakılıyor, ağlıyor ömür boyu sürecek bir ağlamanın sitemine…
“Neden paramızı vermiyorlar arkadaş başlarım böyle aşkın ızdırabından” siteminin nazikçe söylenmiş “den” hali düşüyor satırlara.
“Haydi, millet boykota” diyor dernek başkanı “en azından iki gün boyunca soyulmadan yaşayalım…”
Bilmem hangi ayın13- 14. günlerinde alınıyor boykot kararı, 13 – 14’lük gelinler boykotsuz gidiyor ADAMLARIN koynuna…!
İşlerin yüzde 66’sını yapıyor kadınlar yeryüzünün, malı götüren erkek sahip oluyor yüzde 99’una…
İçinde kadının adı, bedeni, ruhu…
2012 yılına zor yetişiyor 6284 sayılı kadını koruma yasası.
Meydanlar da kadın yalakaları…
Aynı hızla şiddet artıyor mesaiye aceleci!..
Çivisi çıkıyor dünyanın…
800 yıldırsa yerinde duruyor çivisiz Cami İnadına!..
Bu gün bayram olsa ne yazar neşe-mi doluyor insan…?
Çocuk kandırır misali müsameredeyiz el ele kol kola…
Hiç sorma be birader karım mı var derdim var…
Üç öğün dövüyorum bana mısın demiyor
Aç bırakıp, susuz koyuyorum
Hakaretin bini bir para
Git be kadın günaha sokma adam’ı
Git de uslandır beni…
Gitmiyor kadın hayata yenik, kadere küskün…
Limansız günler soğutuyor dört duvar arasına rotasız…
Ahh ahhh… Günceme riya düşüyor yine…
Kandırmaların eşiğinde kanmaların haczindeyim…
Şairin dediği gibi her yanım puşt zulası…
Nere dönsem zayıfım…
Oysa dedim ya bu gün sevmeler yakışırdı bu kente…
Hep bir yanı yaralı sevdalara tutkun…
Hava ağır yine
Ölü kadınlar kokuyor…
Yaralanmış içleri veremli
Afakanlar basıyor
Hadi kalk gidelim ruhum
Geç olmadan gün aydınlanmadan…
Hoşça kalın…
Hoşça kalın…

DÜŞBAZ

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla