Deliliğin Dayanılmaz Hafifliği

 

Yapmak istediğimiz gerçekliklerin ötesine çıkamayız, kendi gerçekliğimizi unuttuğumuz bedenlerde bir başka insan olamayız, kendimize verdiğimiz sözlerin çoğunu kendimiz bile unutmuşken, vazgeçip kendimizden bir parçaya sahip olmaktan ziyade onunla yaşayamayız bile. Biz aslında hiçbir zaman kendimizde olamadık bu körpe bedenlerde. Senden ziyade bensiz bir hayatın bu unutulmuş sokaklarından geçerken, yalnız kalışımın eseri olan sessizlik bir yabancının sesi olmaktan çıkıp sonsuzluğun sesi olmuş adeta.

Hayatımın bir parçası olmaktan ziyade kendimin bile barışık olmadığım benliğim bir uçurumun kenarından uçurtmayla uçabileceğini sanıp uçmayı düşünecek kadar korkak ve de cahil. Elimden gelen hiçbir şeyi yapamadığım bu kısa ömür, bana gelecekte hiçbir şey yapmak için uğraşmamayı benimsediğim için çok klasiktir ki bana hiçbir şey vaat etmiyor.

Kendimizin unuttuğu bu benlikler unutmaktan başka bir şeye yaramaya başladığı zaman özgürlüğümüzü elimize alıp o uçurumdan atlamamayı düşünecek düzeyde oluruz. Ama nafile çünkü tanrının bilmem kaçıncı kişi olarak yaratmış olduğu ben ve yine tanrının delirmem için gönderdiği bu küçücük dünyanın sakin olmayan sokağında uçurumdan atlamayı düşünecek kadar korkağım. Üstümde orgazmın verdiği pişmanlık ve o kadar da kötü olan zevki var, yanlışlarımdan zevk alıyorum. Yanlışlarımdan pişman oluyorken bir saniye öncesinde yaptığım yanlıştan deli gibi zevk alıyorum. Deli olmadığım hayatımın son demlerini yaşadığımı düşündüğüm bu küçük oda aslından ne kadar deli olduğumun minik bir kanıtı. Sahiden haklıydı yazar sadece şairler deliliği bu kadar romantikleştirip güzel bir şeyMİŞ gibi gösterebiliyor.

Ben naçizane şiir seven, ben delirmenin romantikliğini illiklerimde hissederken unutmuş olduğum boş sayfalarından ki sağ üst köşede duran takvim alanını boş bırakalı ve saatin tik taklarından başka bir şeye yaramadığını düşündüğümden beri delirmeye biraz daha sıcak bakıyorum. Her şey bu kadar kolay olup bittiği bu bilmem kaçıncı yılın bilmem kaçıncı gününde ölüm açısı tek gün bile yaşanmayı bıraktı. Ve hepimiz az biraz daha deliriyoruz kimsesiz ruhlarımızın olduğu bu boş bedenlerde…

Esenle.

8 Nisan 2017 / Antalya

BURAK YETİŞMEZ

Resim: Caravaggio

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla