Horkuluktan Zihin Şiirleri/Yaratısı

da7cfeb1-da15-4857-a01e-997479baf6d4

Horkuluktan Zihin Şiirleri/Yaratısı

 

Dudaklarımda ızdırabın ızdırabistanı
Parmak arasına sıkışıyor yine kalem
Kelimeler anlamsız anlamsızlıklar misali
Dökülüyor kaleme kağda, kağıt
kaleme dönüşüyor, kalem de kağda.
Başkalaşan, mide bulandırıcı bir senfoniden
öte değil bu sözde dizilen titrek semboller.

 

Sembollerden sembollere süzülüyorum
Kafamdaki aynaları kırıyorum çıpıldak yumrukla
Kanıyor elimin üzerine dizilmiş -o- dört
bin yayla.

 

Şakırdayan bir sesle inliyor etten Babil duvarları: ‘Üzerine kağıttan kuşlar çizdiğim’

 

Onların kanatları altında eziliyorum
Ezilmek şiirin ta kendisi

 

Kopması kolların ve bacakların erkekten düzlemden, tek müzik
bizlere.

 

Zamanın içinde büyüdükçe küçülüyorum
Zaman sonsuz ve kimsesiz bir Asya kıtası
Üzerinde kemikten ejderhaların
Peçelipeçneli ayaklarla gezindiği
Kırılan dallardan boynuz yaptı kendine Luna
Şimdi gezinir durur Afrikalıların Afrikasızlığında
Yarı çıplak ayakları
Çalılardan gayrı.

 

Nerdeyim
Bir yersiz kıtanın derinlerine gömülüyorum işte yine
Yine kondu başımıza kör ayaklı kargalar
Kandan bir yolu izleyip duruyorum
Zihin olandan zihin olmayana akan
Masanın örtüsüne dayamış haldeyim yani dirsekleri
Ellerim ‘algılanan bir kalemi’ tutuyor
Takatak takatak takatak ucunda parmaklarımın
Parmaklarım titriyor ve cümlelerim
sondan bi’ önceki mısraya titriyor

 

Düştü yine bardaktan masa

 

Yarı açık
Yarı kapalı
Gözlerim
Ya da gözkapaklarım şimdi
Hovuldayan bir adam gibi gezinir dururum sokaklarda
Giyinik
Meydanında
Taksim’in.

 

Taksim
Kimsesizliğin Olimpos tepesine uzanır
Çirkin bir pembeden ojeyle.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla