İKİ RENK ÜZERİNE KURULU DÜNYA DÜZENİ

 

Dünya ya iki cinsiyet atfedildi, belirsizliklerin var olmasına meydan sağlanacağı bir ortama gebe bırakılarak. kadın ve erkek diye adlandırıldı varlıkları. Ardından töre türedi daha boy vermeden hüviyetleri. Sonra toplum denilen kendiliğinden, itinasız bir araya getirilen insan çokluğu ve peşlerine taktıkları hasbelkader yorumları, yorumlarının bir tutam zorakilik içerdiği al metin söylemleri türedi. Önüne geçemedi insanoğlu, ne kadar insan varsa bir o kadar yorum türedi haklı olma yanlarını haksızlıklarının gözüne soka soka, utancın diz boyuna yaklaştığı, sınırların zorlandığı sınır kapısında.

Biri atıldı ortaya bugün kim olduğu herkes tarafından kırmızı bültenle aranan, bulunduğu yerde bilinmeyen kaşık ağırlığında ki suyun dibini boylatacakları bir insanoğlu, cinsiyetler varsa bu cinsiyetleri ayrıştıran yetiler ve bu yetilerin getirdiği bazı kurallar olmalı dedi dayanağını ana rahminden almadığı aşikar bir edayla.

oleksy-kustovsky5-ukraine

Kadın her koşulda erkeğin boyundurluğu altında olmalı; bedenine narinlik sızmış, kırılganlığı belinde ki oyuntuya gizlenmiş ve bunu savının bir gerekçesi olarak sunmuştur. Erkek kadından üstün oluşunu her dakika damarlarında hissedip ata erkilliğini diline pelesenk edip, hormonal üstünlüğünü bedeninde gururla taşımalı ve haklılığından zerre kadar utanmamalı.

Kadın saklanmalı!
Utanmayı gereksinim edinmeli!
Otururken kapanmalı!
Rahatlığı, gün yüzünü erkeğinin perdeyi araladığı aralıkta görmeli ve hüzmeye şükrünü bir leğen suyla ayaklarını yıkarak sunmalı. Sunmalı ki yiyeceği dayak sudan bir sebep olmasın, sırtındaki sopanın izi bir diğerini gözetlemekten eksik kalmasın. Sızım sızım sızlasın omurgasına üflenmiş kadınlık, erkekliğin hüküm sürdüğü bayrağın altın da çisim çisim yağsın bütün küfrün bini bin para ettiği, var olduğu dağarcığın üyesi olmaktan utanan kelimeler. Oysa ki hiç kimse cinsiyetiyle doğmaz sadece kimliğin rengini ayırt ederken renkler arasında kaldıkları sırada kadına pembeyi, erkeğe maviyi uygun gördüklerinden adlandırılmış tüm bu sıfatlar. Sadece anlık bir göz zevkinin mağduruyuz hepimiz. Yani tüm mesele şu ki; Erkek arka cebinde taşıdığı renk kadar mağrur, kadın çanta kalabalığına gizlediği pembenin tonlaması gereğince mağdur.

hqdefault

Merhaba, 2013 yılında başladığım Selçuk Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde eğitimime devam etmekteyim. Sanat, yüzyıllar öncesinden keşfedilmiş bugün ne kadri ne de kıymeti bilinmese de, ona değer verenlerin nesli tükenmekte olsa da bizim gibi sanata gönül verenler ruhumuza hala iyi geldiğine inanıyoruz. Ve biz ümidini kesmeyenler olarak geçmişimizi de geleceğimize katarak Yeni Papirüs ile karşınızdayız…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir