Kamikazeler Canlı Bomba Değillerdi!

 

 

Amerikan sansürünün kalkmasından yarım yüzyıl sonra, ‘kamikaze’ adı verilen intihar uçuşlarına yeni bir gözle bakılıyor: Kamikaze pilotları ‘gönüllü’ fanatik savaşçılar değillerdi; emirle ölüme gönderiliyorlardı.

Amerikalıları, atom bombasını sivil hedeflere gönderecek kadar korkutan kamikazeler, savaşın sıcaklığı içerisinde, tıpkı bugün Ortadoğu’yu korkuya salan ‘canlı bombalar’ gibi, fanatik ölüm makinaları olarak sunulmuş, dünya onları bu şekilde tanımıştı. Savaşı izleyen işgal günlerinde, Japonya’da kamikazelere ilişkin araştırma ve yayınlar yasaklanmış; kamikazeler de ancak aradan on yıllar geçtikten sonra, olayı farklı açılardan ele alan kitap ve filmlere konu olmuştu.

Bugün kamikaze pilotları fanatik savaşçılar değil, trajik bir olayın cesur ve genç kurbanları olarak görülüyor… 1944’ün ortalarından itibaren Almanlar ve Japonlar, Müttefik devletlerin malzeme gücü karşısında çaresiz kalmaya başlamış ve üstünlüklerini büyük ölçüde yitirmişlerdi. İkinci dünya savaşı esas itibariyle, sanayi üretim kapasitesiyle petrol, demir, buğday ve diğer temel mallara erişime dayanan bir yıpratma savaşıydı. 1942’ye kadar stratejik ricat(kaçış) içerisinde olan müttefikler, çok kısa sürede insan ve malzeme kayıplarını fazlasıyla telafi edip, öncelikle hava ve deniz hakimiyetini ele geçirmişlerdi.

 

mayis-1945

Mayıs 1945: Bir Japon kamikaze pilotunun kullandığı Mitsubishi Zero uçağı, Amerikan refakat gemisine dalış yaparken;

 

Sovyetler Birliği doğuda Alman savaş makinesini ezerken, Anglosaksonlar da batıda, İtalya, Normandiya ve Provence’a çıkıp Almanya’ya doğru ilerlemeye başladılar. Amerikalılar ise, Pasifik’te Filipinler’e ayak basmışlardı. Bu durumda güneydoğu Asya’daki yegane petrol kaynaklarıyla irtibatı kesilmek üzere olan Japon donanmasının umutsuz saldırıları, büyük felaketlerle sonuçlanacaktı. O günlerin bir diğer özelliği de, Alman ve Japon hava kuvvetlerinde, kaybedilen on binlerce pilotun yerlerinin doldurulamaz hale gelmesiyle, bu ülkelerin kentlerinin gece gündüz bombalanmaya başlanmasıydı. Daha önceki yıllarda ancak büyük kayıplar pahasına bombardıman yapan müttefik uçakları, artık hava sahasının hakimi olarak, hedeflerindeki kentleri yerle bir ediyorlardı. Almanlar da intikam için V-1 ve V-2 roketleriyle İngiltere’yi bombalamaya başladılar. 1944 yazındaki bu kampanya İngiltere’yi elbette ki dize getiremezken, muazzam kaynakların da bu verimsiz işte heba edilmesine kaynak oldu.

Savaştan sonra yapılan hesaplamalar, Almanların bu kaynaklarla 24 bin avcı uçağı yapabileceğini ortaya koymuştur. Ancak fanatizm giderek stratejik düşüncenin yerini almaya başlamıştı. Japonlar da bombardımandan nasiplerini alırken, Amerikan filolarını durdurmanın yollarını aramaya başladılar. Japonlar, Filipinler’deki muharebelerin savaşın sonucunu tayin edeceğini biliyorlardı. Tek umutları Amerikalıları burada durdurup zaman kazanmaktı. Filipinler’deki hava filosunun komutanlığına getirilen Amiral Takijiro Onishi, 17 Ekim 1944 günü, Manila yakınlarındaki eski Amerikan üssü Nichols Field’e inerken, etraf hala dumanları tüten Japon uçaklarıyla doluydu: Amerikan hava filoları bölgedeki bütün üslere hücum etmişti. İşte bu koşullarda, Japon donanması bütün ana unsurlarıyla çıkarma gemilerini vurmak için üç koldan, Kurita, Ozawa ve Nishimura komutasındaki filolarla saldırıya geçecek; ama hava üstünlüğü alanında çaresiz kalacaktı. İşte intihar saldırıları bu koşullarda ortaya çıktı. Amiral Onishi, elde kalan pilotlarının ne pahasına olursa olsun Amerikan gemilerini vurmalarını istedi ve bu iş için, kendini feda etmeye hazır gönüllülerden oluşan bir özel hücum birliği oluşturdu.

Bunlar, bomba yüklü uçaklarıyla Amerikan gemilerine dalacaklardı. Onishi yeni özel hücum birliği birkaç gün içerisinde faaliyete geçirdi ve 23 Ekim’den itibaren kamikazeler Amerikan gemilerini aramaya başladılar. Ne var ki, Japonların henüz radar kullanmadıkları dönemde denizde gemi bulmak, samanlıkta iğne aramaktan zordu. Birkaç gün deniz üzerinde tek bir Amerikan gemisi bile göremediler; 25 Ekim günü ise, Mindanao adasından kalkan altı özel hücum uçağı ve 4 refakat uçağı, Amerikan refakatçi uçak gemilerinden (az sayıda uçak taşıyan küçük yardımcı uçak gemileri) oluşan bir filoyu buldular. Hemen dalışa geçen Japon uçakları, refakatçi uçak gemileri Santee ve Suwanee’yi vurdular. Ancak ciddi hasara ve çok sayıda yaralıya rağmen, her iki gemi de, kısa sürede tekrar faal hale getirildi. Amerikalılar bu ilk hücumda, neyle karşı karşıya olduklarını tam olarak anlayamamışlardı. Bütün Japon uçakları düşürülürken iki tanesinin gemilerine çarptığın görmüşlerdi ki, düşen uçağı ile düşmana son bir darbe vurmak için dalış, bütün ülkelerden pilotların, ölümle karşılaştıkları zaman uyguladıkları bir davranıştı.

 

bunker-hill

Haziran 1945: Amerikalıların Bunker Hill adlı uçak gemisi, Okinawa muharebeleri sırasında büyük bir kamikaze akınına uğrar ve yaralar alır;

 

Ancak Luzon’dan havalanmış bulunan bir başka filo daha şanslı –veya bakış açısında göre, daha şanssız- idi. Dört refakatçi eşliğindeki beş intihar uçağı, teğmen Yukio Seki komutasında Amerikan filosuna yaklaştı. Radara yakalanmamak için dalgaları yalayarak uçmuşlardı. Seki, refakatçi uçak gemisi St. Lo’nun hangar güvertesine çarpıp buradaki bomba ve yakıtı infilak ettirdi. Bir anda meşaleye dönen gemi kısa süre sonra ikinci bir uçağa hedef oldu ve hızla battı.

Gemi mürettebatından ölen 114 kişi de, kamikazelerin yol açtığı ilk toplu kaybı oluşturdu. Aynı gün, refakatçi Amerikan uçak gemileri bir kez daha kamikaze hücumuna uğradılar ve yeni kayıplar verdiler. Amerikalılar için korku dolu günler başlamıştı. 25 Ekim günü havalanan yüzlerce Japon uçağı içerisinde, sadece özel hücum birliği intihar pilotları, Amerikalılara ciddi kayıplar verdirebilmişlerdi…

 

yuko-saki

İlk kamikaze saldırısını gerçekleştiren Japon teğmen Yukio Seki;

 

Bu arada, Kurita ve Nishimura’nın filolarına şans sağlamak için, Amerikalıları üzerine çeken Ozawa filosu boşuna imha olmuş; Nishimura filosunun büyük bölümü, St. Bernardino boğazına batırılmış; çıkarma filosuna baskın yapmayı başaran Kurita filosu ise, eline geçen fırsatı değerlendiremeden bölgeden çekilmişti.

 

kamikaze-filosu

Uçuştan önce komutanlarını selamlayan bir kamikaze filosu ekibi;

 

İşte kamikazelerin vurduğu refakatçi uçak gemileri, Kurita’nın baskınından kaçarken, yeniden toparlanmaya çalışan filoların gemileriydi. Kurita’nın henüz faaliyete geçirilen intihar pilotlarından haberleri yoktu… Böylece 25 Eylül, Amerikalılar için bir zafer günü olmuştu; ama kamikazeler de, bu Amerikan zaferini gölgelemişlerdi.

Japon ordusu ve donanması, Filipinler’de en iyi birliklerini yitirmişti. Artık tek yapabilecekleri, kaçınılmaz sonu geciktirmek ve felaketli bir teslim antlaşmasından uzak durmaya çalışmaktı. Kamikazeler, bunun bir yolu olabilirdi. Tıklım tıklım cephane ve yakıt dolu gemilerde, Japon uçaklarının üzerlerine pike yapmasını izleyen Amerikalılar, kamikazeleri şaşkınlık ve dehşet içinde izliyorlardı. Güvertedeki piste dizilmiş cephane yüklü uçaklarıyla, kamikazeler karşısında, patlamaya hazır birer barut fıçısı durumuna düşen uçak gemileri başlıca hedefti. Kamikaze pilotlarının sarhoş edildikleri, kendilerine ilaç verildiği veya uçaklarına zincirledikleri gibi söylentiler yaygındı. Ancak bunlar, emir altında ölüme giden çaresiz askerlerden ibaretti.

 

japon-sadakati

Bir uçuştan önce Japon bayrağı üzerine, sadakatlerini bildiren cümleleri yazıp imzalayan kamikaze pilotları: Bu gençler toplumun en iyi eğitilmiş, üniversite mezunu kesimlerinden bir araya gelmekteydi;

 

Kısa süre içinde kendi ritüellerini de geliştirdiler: Uçuştan önce ailelerine veda şiiri içeren mektup yazıyor, komutanlarıyla birer kadeh pirinç rakısı içiyor ve başlarına, üzerinde Japon bayrağının kırmızı güneşi bulunan bez bandanayı bağlıyorlardı. Vedalaşmayı takiben son yolculuklarına çıkarlarken uçakta, onları geri getirecek yakıt da bulunmuyordu. Bu nedenle bir kısmı hedeflerini bulamadan denize iniyorlardı ve hayatta kalanlarda bunlar arasından çıkıyordu.

Ekim 1944 ile Ağustos 1945 tarihleri arasında yaklaşık, 2.550 kamikaze hücumu yapılmış ve bunlardan 475’i hedeflerini vurmayı başarmışlardı. Bazı gemiler birden fazla kamikaze tarafından vurulmuş; sonuçta, kamikaze hücumlarıyla 34 gemi batırılmış ve 288 gemi de hasara uğratılmıştı. Kamikaze hücumları 1945’deki Iwo Jima çıkarmasında devam etti ve Japonya’nın anavatan toprakları sayılan Okinawa Adası’na yapılan çıkarma sırasında doruğa ulaştı: 2.550 kamikaze saldırısının 1.300’den fazlası Okinawa sularında meydana geldi.

Bu tarihte gemilerdeki Amerikan uçaksavarlarını kullananların sinirleri o kadar bozulmuştu ki, etraftan geçen her uçağa derhal ateş açıyorlar ve küçümsenmeyecek sayıda Amerikan uçağı da düşürüyorlardı.

Ayrıca bazı gemiler alçaktan uçan uçaklara ateş ederken, diğer gemileri de vurabiliyorlardı. Yani kamikaze saldırılarında hiçbir yer güvenli değildi. Iwo Jima’da Amerikalılar ölü ve yaralı olarak 26 bin kayıp verdiler. Okinawa’da ise, kayıp sayısı 49 bindi. Okinawa muharebelerinin bittiği 1945 Mayısında, Japonya’da yaklaşık 9 bin uçak daha vardı ve bunların 5 bin tanesinin kamikaze olarak kullanabileceği değerlendirildi. Ayrıca binlerce intihar saldırı botu ile yüzlerce minik denizaltı yapılmıştı. Amerikan filoları Japonya’ya yaklaşırlarsa, bir cehennemin içine dalacaklardı. Amerikalılar, Japonların savaşa devam azmini kırmak için, ilkbaharda büyük kentlere terör akınları yapmışlar ve yüz binlerce sivili öldürüp milyonlarcasını evsiz bırakmışlardı.

 

kamikaze-toplusu

Kamikaze pilotlarının hatıra fotoğrafı;

Ancak bunların Japonları teslime zorlamayı başaramayacağı görüldü. Tek yol, piyadenin Japonya’ya çıkıp ülke topraklarına hakim olmasıydı. Fakat bunun müttefik kuvvetlere bir milyon ölü ve yaralıya mal olacağı hesaplanıyordu… Tam da o günlerde, atom bombası hazır oldu: Ağustos ayının ilk günlerinde atılan iki atom bombası, Japonların direnme azmini kırdı. Stratejik bombardıman sadece bu iki bomba ile amacına ulaşmıştı… Kamikazelerin kurucusu Amiral Takijiro, Japonya’nın teslimi üzerine intihar eden subaylardan birisiydi. Bıraktığı veda mektubunda, ölüme gönderdiği Japon askerlerinden özür diliyor, ölüme giden 3.917 kamikaze pilotunun boş yere öldüğünü itiraf ediyordu…

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla