Müller Makinesi Hamlet İle Konuşmalar

 

1

 

Müller‘in yarattığı ürünü, canlılığı ele almak, belli bir ‘okumaya‘ indirgemek gerçekten de zor, hatta imkansız. Müller bütün okumalarla birlikte okunan ve okundukça da kendisine başka ‘alanlar‘ açan bir gerçeklikler yumağını bizlere gösterir. Müller, herhangi bir gri duvara, beyaz tebeşirle, canlandırmaz kendi gerçekliğini, o bizlere gri duvarın içindeki gri kalem/tebeşir izlerini gösterir.

 

Müller’in en ünlü eserlerinden biri olan Hamlet Makinesi için de bu durum geçerlidir. Hamlet Makinesi ismi bile, metne dair, bir çok gerçekliği açıklamaktadır aslında. Hamlet ile makine birleşmiş ve bu birleşim ‘yarı-Hamlet’ ve ‘yarı-Makine’ olan bir canlılığı dünyaya getirmiştir. Hamlet Makinesi ne Hamlet’e ne bağlandığı sembolik makine’ye ne de Müller’e aittir. Hamlet Makinesi’nin başlı başına, kendisine özgü bir varlık olmuştur, oluşlaşmıştır. Hamlet Makinesi organik bir üründür, bu ürün yaşamını sonsuza kadar sürdürecektir. Sürekli kendisini yenileyecek, Freud’un buz dağlarını ve krallıklarını parçalayacaktır. Freud, onun enerjisini Baba Olan’a, mahkum edemeyecek, ve nihayetinde dudaklarının arasına sıkıştırdığı o kahverengi ve çirkin puro parçalanacak, dağılacak ve ufalanmış olan her bir parça okyanusun sonsuzluğunda balığa dönüşecektir. Hamlet Makinesi, elbette ki, bu balıkları öldürmeyecek yahut katletmeyecek, fakat onların hegemonik çekim alanını da etkisiz hale getireccektir. Hamlet Makinesi bütün bu yaşam ve yaşayış biçimlerini, kendi kendisini icat ederek gerçekleştirecektir. Kendisi, oluş olduğundan ötürü, icadı Olan tarafından işgal edilemeyecektir. Başka ihtimallerin sürekliliğini arayan, eril toplum tarafından ele geçirilemeyecek bir Ofelia’dır hatta kendisi. Ofelia’nın gerçekliği bütün Hamlet Makinesi’nin dişlilerini parçalar, Elektra’ya dönüştürür. Son sahnede Ofelia ile makine kendini özdeşleştirir. Ofelia, Elektra değildir, ama sürekli Elektra’ya yakındır, yakınlaşır. Elektra Hamlet Makine’sinin sürecini yansıtan bir canlı yansımadır. Bu canlılığını oluşlaştıran ise Hamlet Makine’sinin gerçekliğidir, ama bu gerçeklik Gerçek değildir. Büyük harflerin diktatatörlüğüne direnen bir ‘süvari’ ve ‘süvari-olmayan-oluştur’. Elektra’nın gerçekliğini kuşanmış olan Ofelia, karanlığın kalbindeki ışığı bulanıklaştıracak ve ‘ışıkla birlikte çözümleme’ tamamen hiçleşecektir. Işığın bir ‘tepeden’ yahut ‘Olimpos’tan’ ötürü var olduğunu gören Ofelia, kendi renksizliğini saçar, her yerine, Hamlet Makine’sinin.

Heiner Mülller (1929-1995)

 

Müller bu makineyi nasıl inşa etti, yarattı? Müller’in bir ‘yöntemi’ vardı ama bu yöntemin amacı bir ‘yön’ oluşturmaktan ziyade, yönleri yönsüzleştirmek ve her bir yönün ‘oluşunu’ okura, izleyiciye göstermektir. Müller, Deleuzeyen ve Guattarian bir tabir kullanmak gerekirse ‘’Harita’’ oluşturandı. Deleuze ve Guattari, haritadan neden söz eder peki, Bin Yayla’da? Deleuze ve Guattari’nin haritadan söz etmesinin sebebi harita düzleminin eklemelere, eksiltmelere açık bir düzleme ‘sahip olmasıdır’. Bu ekleme çıkarma düzlemi, bir noktada, Deleuze ve Guattari’nin felsefesinden de söz eder. Deleuze ve Guattari, biten yahut sonlanan bir felsefeden ziyade, sürekli bir felsefeden söz ediyordu. Onlara göre felsefe ‘yaşayan’ idi ve bu yaşam ihtimalleri, çoklukları ortaya çıkarmaya uğraşıyordu. Sürekli bir çaba! Sürekli bir ‘proleter’ çaba! Efendisiz bir çaba! Deleuze ve Guattari’nin de yaptığı budur Müller’in otonom düzlemindeki gerçekliklerde.

 

 

2

Hamlet Makinesi’nin mikropolitik dışavurumlarını düşünelim, hayal edelim. Hamlet Makinesi, Müller’in dışında kalan o yapı, neyi ve kimi eleştirmektedir, neyi dizgesiz inşa etmektedir? Müller’i elbette ki bir düşünce kapanına hapsetmeki düşünmüyoruz, böylesine bir düşünce ‘medeniyetarzusuyla yanıp tutuşan insanlara özgüdür. Biz bir Hamlet Makinesi Medeniyeti yaratmak, yaratılanı belli ‘kalıplar’ üzerinden okunmak, özümsemek istemiyoruz. Eserin yaşam alanlarının yarattığı politikaları bedenimizin bütün hücrelerinde hissedeceğimiz bir yasamasız yaşamı arıyoruz. Her yerde.

 

Hamlet Makinesi’ni anti-komünist/liberal bir bakış açısıyla okumak, indirgemeciliktir. Berlin Duvar’ının yıkımının ardından gelecek felaketleri de görebilmiş bir gerçekliktir çünkü. Berlin Duvar’ının yarattığı kapitalist hiçlik eserin eleştirdiği noktalardan biridir. Eserde kullanılan ‘Heil CocaCola’ ifadesi de bu gerçekliğe işaret eder. ‘Heil CocaCola’nın burada iki anlamı vardır:

 

-CocaCola Nazi ideolojisini benimsemiş bir ikon olarak, kapitalist düzeni sürekli yaşamaya, yaşatmaya devam edecektir. Bu gerçeklik ‘Heil’ yani Nazi Selamı ifadesiyle birlikte daha da açık bir şekilde belirtilmiştir.

 

-CocaCola yaygınlaşacak, arzu nesnesine dönüşecektir. Ve ‘’Heil’’ ifadesi bir tür dua’ya, yakarışa işaret eder. Yani din ile meta birleşimi söz konsudur buraada. Heil’in bir tür ‘amen-vari’ anlamı vardır burada. Ve kitleler ‘Heil’ dedikçe arzu objesi daha da kocamanlaşacak ve bütün bir gök yüzünü boğacaktır, gri ve çirkin bulutlarla. Heil’i yinelemeyi hiç bir zaman bırakmayacaktır, kapitalist düzenin özneleri. Kapitalist düzenin özneleştirdiği bireyler, CocaCola şişesini bir tür fallik objeye dönüştürecektir ve bu fallik obje bütün şeylikleri, kendi içine, mahkum edecektir.

 

Yani, şunu söylemek isterim ben kısacası, bütün gözlere ve ağızlara. Müller tipik, anti-komünist yazar değildir. Müller kapitalist ve hemen ardından gelecek neo-kapitalist düzenin vahşetini de eleştirmiş bir yazardır. Müller’i ‘tek-yönlü’ bir liberal dünya kahramanı olarak düşünmek, Müller’in gerçekliğini ufalamak ve belli bir çerçeveye zincirlemektir. Müller’in, Müller makinesi, her bir politik-heykele saldırır. Hamlet Makinesi Ronin’dir yani. Asidir. Efendisinin ötesinde bir varoluşu yakalayabilir. Kemikten ve etten oluşur. Efendisiz kalmamışlardır fakat, klasik tanımının aksine. Hamlet Makinesi’nin politik dışavurumları, efendisiz kalmış bir zavallıyı anımsatmaz bizlere. Öznelliğin ötesine geçebilmiş bir ‘yaşam formu’ sunar bizlere. Ronin benzerliğini kullanmamdaki sebep ise Hamlet Makinesi’nin gerçekliğini kısmen gözlere ve ağızlara yansıtabilmek. Ronin’dir ama Ronin-Olan, Tarhisel-Olan, değildir, Ronin-oluştur. Hamlet Makinesi ‘oluş’ olduğundan ötürü, Olan’ın Politikası’na karşı çıkar isyan eder ve oluşturulmuş Olanların, saraylarına saldırır. En aşağıda değil, yanlarda gezinen bir Ronin demek kendisine daha doğru olur.

HAMLETMACHINE
Festival dei Due Mondi

Müller, komünist yaklaşımı, gerçekliği eleştirmemiştir aslında. Eleştirdiği şey Doğu Almanya’nın dönüştüğü Bürokrasi Makinesidir. Bu makineler belli normatiflikleri yinelemenin ötesine geçememiştir, ezberleyen bir ‘’veri-bankası’’dır, bankadan farksızlardır yani. Marx, Lenin ve Mao’nun, aynı anda, kendi dillerinde ‘’İnsanların tüm koşullar ortadan kaldırılmalı’’ demesinin de sebebi budur. Marx, Lenin ve Mao’nun çoklukları, Bürokratik Makine’den ötürü, tek sese indirgenmiştir ve bu Makine belli emekçi imgeleri kullanarak (Çekiç ve Orak gibi) içindeki aslında mevcut olan kapitalist işleyişi gizlemektedirler.

Müller’in söz etmeye çalıştığı şey de burada budur aslında, imgelerin sözde bir düş yaratmasıdır. Müller’in betimlemeye çalıştığı durumu, bir çok post-sovyet ülkesinde de görebiliriz. Hamlet Makinesi de burada bir ‘mikropolitik bir gösteren’dir, demek pek de yanlış olmaz. Müller’in gösterdiği izole yahut esrarlı bir gerçeklik değil, bütün yönlerden enerji alandır (bir gerçekliktir). Müller, bundan ötürü, bütün yönlere sapabilen bir metinle birlikte, kendi mikropolitikasını oluşlaştırmıştır. Müller/Hamletmakinesi özgürlükleri gösteren bir tür şeylik olmuştur ve bu şeylik herhangi bir düşleme biçimiyle ‘tamamlanamaz’ sürekli kendisini, yeniden yeniden yaratır. Yaratının yaratısını yaratmaktır Hamletmakinesi’nin yaptığı. Sürekli yaşamak, hareket etmek. Mikropolitika’yı bir eylem yapma biçime dönüştürmüştür, kendisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla