NARMANLI HAN KONUSU / ÖZKAN EROĞLU

”Onarım işi ülkemizde çok zayıf, hemen her sanat meselesinde olduğu gibi. Onarım, belki de mimari ile ilgili birinin en zirve noktada yapması (bizde bir kişinin işinde zirve noktaya ulaşması, çoğunlukla yaşına endekslenir) gereken bir iş; çünkü geriye dönüşü yok.”

SİZE BİR ONARIMIN ÖZETİNİ YAPAYIM…

Narmanlı Han onarımı gündeme düştü. Mimarlık, resim ve heykel ile beraber bir bütün olarak görsel sanatlar içinde bir grubu oluştururlar. Önce söz konusu üç alandan biriyle ilgilenen kimsenin, diğer ikisini de hem tarih, hem de felsefe anlamında çok iyi bilmesi gerekir. Buna Sinan Genim de dahil. Bir kere yapılan onarım, dış cephe rengi tercihiyle sınıfta kalıyor ve onarımı yapan kişinin renk, doku gibi resim sanatından öğrenilecek meseleleri hiç bilmediği çok açık şekilde ortaya çıkıyor. Sinan Genim ile ilgili ilk yargımı “Mimar Sinan Ruhsallığı” isimli çalışmamı kaleme alırken, yaptığım kuramsal çalışmalar sırasında vermiştim: Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayını olarak 1988’de basılmış, bence Sinan ile ilgili en çok yönlü yayında (Mimarbaşı Koca Sinan Yaşadığı Çağ ve Eserleri, 2 cilt) kaleme aldığı “Sinan’ın Sivil Yapıları” başlıklı yazısı, kitabın en zayıf metniydi ve savsaklanmış havası veriyordu.

Narmanlı Han, Eski-Yeni

Onarım işi ülkemizde çok zayıf, hemen her sanat meselesinde olduğu gibi. Onarım, belki de mimari ile ilgili birinin en zirve noktada yapması (bizde bir kişinin işinde zirve noktaya ulaşması, çoğunlukla yaşına endekslenir) gereken bir iş; çünkü geriye dönüşü yok. Bu kişinin sitesinde yaptığı işlere baktığımızda hukümet yanlısı işler alan biri olduğu çok açık, tüccar bir zat. Bu sorun değil, keşke işini iyi yapsa da alsa. Bazı grafik tasarımcıları vardır ülkemizde; nitelikli olması istenen işler onlara gider. Bu gayet normaldir ki, o grafik tasarımcılarda da en şiddetle eleştirdiğim konu, tasarımın, tasarlanan ürünün önüne geçmesi durumudur. Sinan Genim’in gerçekten görsel sanatların dile getirdiğim resim ve heykelden habersiz hali öyle fantezilere [Vatikan S. Pierre meydanına da simgesel bir gönderme yapılmış gibi geldi] ulaşmış ki, işte sıkıntı burada. Bu zamanda bilgi çok önemli, daha da önemlisi o bilgiyi yoruma götürmek çok daha önemli. Bilgiden yoruma geçiş bir yaratıcılık işi, bu yaratıcılığı da yaradan her kuluna nasip etmiyor; Sinan Genim’e ise hiç nasip etmemiş…

Özkan Eroğlu

ozkan@ozkaneroglu.com http://www.ozkaneroglu.com/

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir