Seyir

Bir saksağan çığlığı
Ufuktaki dağlara uzanır
Maviyle yeşilin bir olduğu bu yerde
Ferah bir kurander alınır
Bir koy var yakın duran dağın sırtında
İsmi Mimoza
Ne bir akasya var
Ne bir küstüm çiçeği orada
Koca mavinin yanında
Kıyı boyu küs, küstah peydahlar
Her taraf yeşil ama
Çoğunu tanıyamadım daha
Zamanla öğretirler kendilerini
Teşrif etmelerimle birlikte
Renklerini, kokularını, vakitlerini
Acelesi yok
Aceleye şer düşer bilirim
Sonra ispinozlar var
Uğultularında rengarenkler
Durduklarında bir dikler ki sorma
Durmazlarsa da sesleri çalınır kulağıma
Ciddi iştir pür dikkat gerektirir
Duymak, görmek
Kolay mı yani hissetmek
Beyaz hasır masaların
Şeker pembesi oturakların ardında
Minder bir salıncaktan seslenmek
Şimdi dalgıçlar çıkıyorlar
El ele indikleri yerden
Dubalarını işlemişler
Bir ellerin işleri bitmiş
Sınırlar çizmekten geliyorlar
Ufka uzanan çığlıkları
Denizden çıkarmışlar sanki
Saksağandan bir haber bırakmışlar
Bir haber kalmışlara
Diğer görüp duymayanlara
Burada beni korkutan tek şey
Uzun kuru kargılar
Sırık sıyrık kaygılar
Ve güneş artık tepemde
Gölgeliğim iyi ki inikmiş
Sıyrıldığımız bir vakit bu
Anlatamadığınız yere yaklaştım
Bir yer var biliyorum
Herşeyi söylemek pek güç
Görüyorum, yürüyorum..

Sezer Pamukçu

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir