The Raven (Kuzgun) 2012

The Raven (Kuzgun) 2012

 

Yapım: 2012 – İspanya, Macaristan, ABD
Yönetmen: James McTeigue
Oyuncular: John Cusack, Luke Evans, Alice Eve, Brendan Gleeson, Michael Shannon
Senaryo: Ben Livingston, Hannah Shakespeare
Yapımcı:Trevor Macy, Aaron Ryder

 

                 Bu yazımda sizlere Karanlıklar Prensi Edgar Allan POE adına yapılmış bir filmi, Kuzgun’ u, spoiler vermeden anlatmayı deneyeceğim. Filme geçmeden önce Kuzgun‘a değinmek istiyorum. “Kuzgun” şiiri Poe’nun en önemli şiirlerinin başında gelmektedir. 1845 yılında kaleme aldığı bilinen bu uzun ve kasvet dolu şiirde ölüm ve yalnızlık bir kuzgunda hayat bulur. Kuzgunun her defasında “Asla! ya da Hiçbir Zaman!”  diye yanıtladığı Poe’nun bu şiiriyle kendi varlığını yazım dünyasında kanıtlayabildiği söylenmektedir.

                 Yönetmenliğini James McTeigue’nun üstlendiği Kuzgun filmi genel anlamda izleyicilerden olumlu dönüt almıştır. Yönetmenin geçmişteki en iyi projelerinden bir tanesi 1990 yapımı kült film olabilmeyi başarmış “V for Vendetta”dır. Kuzgun filminde yazarlık kariyeri bitmek üzere olan, daha doğrusu artık yazamadığını düşünüp kendisini alkolle teskin eden Poe’nun aniden ardı arkası kesilmeyen cinayetlerin içinde bir dedektif edasıyla çalıştığını göreceksiniz. Filmde Poe’nun hayatı kısmen de olsa anlatılırken başrol oyuncusu John Cusack yazarımızı oynamaktadır.

                Filmde Poe’nun çok sıkı bir hayranının, onun öykülerinden esinlenerek, giriştiği cinayetlerle hem Poe’yu hem de şehri bir huzursuzluk sarmalına iteklemesine şahit oluyoruz. Hayran ve yazar arasındaki bu tehlikeli bağın farklı bir türünü senaryosunu Stephen King’in yazdığı Ölüm Kitabı isimli filmde de bulmak mümkündür.

                Kişisel görüşüm, bu filmde Poe’nun birebir karakter olarak yer almamasının daha doğru sonuçlar vereceği yönünde olacaktır. Poe’yu canlandıran oyuncunun tek başına bile harikalar yaratabilecek kadar yetenekli olmasına rağmen, Poe’dan kalan o hüzünlü bakışları canlandırmakta yetersiz kaldığını söylemek durumundayım.

                Filmimize hâkim gotik atmosfer ve aksiyon sahneleri ilk dakikadan itibaren azalmadan devam etmektedir. Polisiye/Gizem türü film sevenlerin hayranlıkla izleyeceği bu filmde bir de Poe’nun eserlerinin işlenmiş olması sizleri hem yazarımızın hayat hikâyesini ve eserlerini incelemek adına kamçılayacak hem de film boyunca keyifli bir izlenim elde etmenizi sağlayacaktır.

 

“Tanrının tabiattaki işaretleri…”

 

                Film boyunca parasızlık çeken ve duyguları örselenmiş yazarımızın dramatik halini kara romantik bir çerçevede izliyoruz. İşlenen cinayetlerle kurulan bağ nedeniyle yeniden yazmak zorunda kalmasıyla eşsiz öyküler yaratabilmesi onu mutlu kılmaya yetmiyor. Tıpkı gerçek hayatında da olduğu gibi Poe’yu sarıp sarmalayan lanet, bir şekilde onun sevdiği kadınların ölümle yüzleşmesiyle kendisini gösteriyor.

                Yaşanmışlığından hiç şüphe etmediğim bir cümle çıkıyor filmdeki Poe’nun ağzından:

 

Terapi amaçlı içiyorum…

 

                Benim için Poe’nun günlük yaşamını özetleyebilecek bir cümleydi bu. Eğer ki Poe’yu derin bir saygıyla okuyan bir kimseyseniz film boyunca serpiştirilmiş Poe eserlerini görmek sizleri de duygulandıracaktır. Sanatın ve edebiyatın parçalanmış cesetlerle yeniden buluştuğu Kuzgun’da dile gelen Poe şöyle demişti:

 

Melankoli beni kapkara bir köpek gibi takip ediyor!

 

                 Filmde, Viktorya dönemi İngiltere’sine ait zaman ve mekâna dair bütün izlerin ustalıkla ortaya koyulduğuna şahit olacaksınız. İşlenen cinayetlerin Poe’nun uçsuz bucaksız ve tekinsiz hayal gücünden damıtıldığını görmek muhtemelen sizleri de şaşırtacaktır. Dönemin sisli ve az aydınlatılmış sokaklarında yürürken, editörün “Satabileceğim bir şeyler yaz!” küstahlığı karşısında belki de nice yazarların yok olup gittiğini düşüneceksiniz.

                Kara romantizm sınırlarında seyreden bu gizemli polisiye filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederken, sözlerimi Poe’nun Kuzgun isimli şiirinden bir alıntıyla bitirmek istiyorum. İyi seyirler…

 

 

“Dedim ki: İster kuş ol, ister iblis -lanet şey peygambersin aslında-
Başımızın üstündeki gök aşkına, taptığımız tanrı aşkına
O uzak cennette kavuşacak mı ruhum
Meleklerin Lenore dediği o kutsal kıza?-
Meleklerin Lenore dediği o güzel, ışıklı kıza?
Yanıtladı Kuzgun: Asla!”

 

 

Daha fazlası için:
http://www.beyazperde.com/filmler/film-170893/

Varlık ERGEN

 

Sabaha karşı başlamış bir doğumun eseriyim_ Cennet bahçelerinden yere düşenlerdenim bir de- Parçalanmış benliklerimin gölgesinde bir bireymiş gibi yaşıyorum_ Tuzlu suyun yakınlarında olmak şanslı kılıyor beni-

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla