Aylak Yürüyüşü

boy-447701_960_720

İnsanın yürüyüşünden karakter analizi yapabiliyorlarmış, ”karakteri yürüyüşüne yansıyormuş insanın”, öyle bir haber okudumdu geçenlerde. Saçma olabilir, ya da gayet mantıklı. Orası benim bileceğim iş değil. Ama ”aylak” bir adam kendini gerçekten belli eder yürüyüşünden, buna can-ı gönülden inanıyorum. ‘’Niye böyle yürüyorsun?’’,  diye soracak olursan şayet bir ”aylağa”, alacağın cevap da bellidir her halükarda: Ne niye ?

Ben sana soruyor muyum, ‘’Niye geldin de bana –özellikle de bana– soruyorsun bu soruyu diye?

Bak görmüşsün yürüyüşümü, ‘‘bu adam kesin bir aylaktır; yürüyüşünden de belli oluyor, hadi gel buna soralım bu soruyu?’’ derken, ‘’hangi’’ içgüdülerin seni yönlendirdi bana?

Ama işin tuhaf yanı, senin gibi olmayan ve sana benzemeyen herkese de yapıştırmıyorsunuz bu etiketinizi bayım. Geliyorsunuz, onca insan arasından, sadece bana soruyorsunuz. Yakıştıramadım!

Kafamı yukarı kaldırdım diye mi bunca zahmetiniz? Yoksa gökyüzüne bakışımı mı yakaladınız bir tenhada?

‘’Ölmek, gibi bir gerçek’’ cümlesiyle lafa girmiyorum diye de beni seçmiş olabilirsiniz, bilemem. Ama ben hiçbir zaman, ‘o’ gittikten sonra, ölen herkese üzülmedim.

Dokuzonbeş vapurunu kaçırmaktan sizin kadar korkmadım diye de olabilir bilemem. Ya da vapurda elimi atacak bir kitap, bir telefon ya da bir sevgili yok, diye üzülmeyişimden mi bana soruyorsunuz ‘‘aylak yürüyüşünü?’’

Bana istediğin ismi koyamadığın için mi karşımda bu kadar eziliyorsun?, anlamadım ki! Tamam la!, ne diyorsan de bana, yeter ki senin gönlün olsun; ama yanımdan gittiğin anda; adımı da silerim, adını da, bilesin…

Vurulup düşsem de her savaşta, ölmüyorum oğlum, anla işte. Ben de isterdim ama benim de elimden gelen bir şey yok, kusuruma bakma…

Mahkummuymuşuz hep en önde olmaya? Kahramanlaştırdıklarınızdan da olabilir miymişiz? Ben istemiyorum kalsın. Üstü kalmasın hepsi beraber kalsın, sevemedim Dünya dediğiniz bu mekanı da.

Sizin en güçlünüz mü parçalayacakmış bizi. Bir saniye, dur bir bekle, adil değilsiniz, olmanızı da beklemem ama,

Yürüyüşümü sorduysan önce sen bana,

Önce kendi yürüyüşüne bakmalısın, ve demelisin:

‘’Niye ben de yürüyemiyorum; çizilen çizginin en dışında’’

En dışında…

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: