BİLİM, TEKNOLOJİ VE ETİK

ÖNSÖZ

Günümüzde teknoloji artık yapay zekayla beraber insanı bir nesne haline getirip bu nesne haline getiren insanı kullanır konuma gelmiştir. Teknolojinin ilerleyişi sadece bilişimde değil tıp,trafik gibi hatanın affedilmez olduğu mecralarda ilerleyişini devam ettirmektedir. Bu hızlı ilerleyiş beraberinde bazı etik sorunları getirmektedir.

Bu çalışmada bu etik sorunların ne olduğu ve bunların ilerde nasıl etkileri olacağını tartışacağız.

ANAHTAR KELİMELER: Bilim, Teknoloji, Etik, Bilim ve Etik, Yapay Zeka, Felsefe

   Varoluşun ilk anından beri insan bazı ihtiyaçlarından dolayı bilimi kullanmak zorunda kaldı. Bu zorundalık olumsuz anlamında bir zorundalık değil daha çok yardımcı bir etki olarak düşünülebilinir. Avlanırken el yordamı ile avlanmak şu anın düşüncesiyle bize oldukça zor gelmekte ne var ki bu avcı toplumlar içinde zor olmuş olmalı ki sivri sopalar kullanıldı. “Doğal keskin taşların, kırılınca doğal olarak sivri biçim almış sopaların bulunmadığı durumlarda, başka taşlarla vurulup kırılmasıyla elde edilen keskin, sivri taşların ve bu taşlarla sivri uçlu sopaların biçimlendirilmesiyle “araç yapma” yoluna gidilmiş olmalı.” (ŞENEL, 2014)

         Bu çalışmanın amacı günümüz ilerleyen teknolojisinin  bilinçe sahip olan insanı nereden gördüğü ve nereye taşıyacağı olsa da teknolojiyi bilimden ayırmak pek de doğru sayılmaz. Şafak Ural ‘Bilim Tarihi kitabında da dediği gibi “Bilim, teknolojik gelişme ve imkanlarından bağımsız değildir. Yani bilimsel teorilerin kurulması ve denetlenmesi(doğrulanması veya yanlışlanması) teknolojilerin sunduğu olanaklar çerçevesinde düşünülmektedir.” (Şafak, 2001)

Bilimin hızlı ilerleyişi ne var ki teknolojinin bilimden bağımsız çalışmaya başlamasına sebebiyet verdi. Tabi bilimin teknolojiye ihtiyaç duyduğu gerçeğini de egale etmemek lazım. “Günümüz de bilimsel faaliyetlerin teknolojik imkanlarla birlikte gittiği bilinmektedir. Çünkü sadece teknolojik imkanlar bazı bilimsel çalışmalara izin vermektedir. Fakat aralarında böyle bir ilişki olmasına karşılık, bilimsel çalışmaların bütünüyle teknolojik imkanlarla sınırlı olduğunu söylemek mümkün değildir.” (Şafak, 2001). İlk zamanlarda bilimle paralel ilerlemekte olan teknoloji artık ayrı bir mecra haline geldi. Newton atom parçalaması şüphesiz ki bilimin kendisiydi. Şuan tıp bilgimizin çoğunu  bu parçalamaya borçluyuz. Ama ne zaman ki atom parçalanması atom bombası gibi ölümcül bir silah için kullanıldı o zaman artık bilim olan atom parçalanması silahın ve şiddetin bir parçası oldu.

Burada anlaşılması gerekilen konu hiçbir bilim insanı insanlığın yararına olmayan bir şey yapmaz. Bilimsellik iyiye de kullanılabilinir kötüye de. Bilim Antik Yunan’da felsefeden ayrı bir mecra değildi filozof ayrıca bilim yapan anlamına da gelirdi bu sayede bilimin ilerleyişi felsefe tabanına sahipti. İlkel insanların bilim anlayışı daha çok günlük ihtiyaçların karşılanmasından ibaretti. Ucu sivri sopa örneğinde olduğu gibi. Ama günümüzde ki bilim ihtiyacın çok ilerisine geçmiştir. Yani bir bakıma insanı/toplumu aşan bir alan haline geldi. Bunun yanı sıra teknolojinin dünyayı bir bakıma daha kolay yaşanılınabilir yer haline getirdiği söylenebilinir. Örneğin Wright kardeşler tarafından 19.  yüzyılın sonunda geliştirmiş olduklar planör ve 20. yüzyılın başında artık tamamlanmış halde olan uçak günümüz gelişmeleriyle beraber seyahati oldukça kolay hale getirmiştir. Ülkemizin de oldukça ileride olduğu tıp çalışmaları belkide teknolojinin insan hayatında ki önemini gözler önüne sermektedir.

Günümüzde ki teknolojik gelişmelerin bir çoğu korkutucu gibi görünse de hali hazırda insanlığın sonunu getirecek düzeyde bir gelişme bulunmamaktadır. İnsanlığın sonunun gelmeyeceği, hayat standartlarının kötüye gidiyor olduğu  gerçeğini değiştirmemektedir. Bilişim sistemlerinin gelişmesiyle beraber programlarda ve internet sitelerinde ki açıklar da o kadar artmaktadır. Bilgisayarımızı saniyeler içinde saran bir virüs tüm bilgilerimizi aynı hızlılıkla elde edip ve bu bilgilerin milisaniyelik bir hızla depolanmasını sağlayabilir. İşin korkutucu tarafının bilgisayarlardaki tehtidin sadece virüslerle sınırlı olmamasıdır. Bilgisayar programcılığı günümüzde fazlaca gelişmiş olup bu gelişmenin bir patolojisi haline gelen  “hackerlar” ile ilgili Bilecik üniversitesinde yayınlanan bir yazıda “Bilgisayar programcılığı alanında, bir hacker bir exploite (kötüye kullanma) bir dizi düzeltme uygulama ya da var olan kodları kullanma yoluyla bir amaca ulaşan ya da onu kıran bir programcıdır. Sahte antivirüslerin tasarımında ve zararlı amaçlar için kullanılmasında önemli role sahiplerdir.” (Çakır & Kesler, 2012). Hürriyet haberin 2017 yılında yayınladığı bir haberde hackerların çalmış oldukları kimlik bilgileri ile 65 milyon tl zarar soktuğu birini konu alıyordu (Hürriyet Haber, 2017). Bu haberin mahiyeti oldukça fazladır. Bilişim teknolojilerinin gelişimi kişinin yaşam özgürlüklerini ihlal ederek, örnekte de görüldüğü üzere pek çok sıkıntı çıkarmaktadır.

Yukarıda bilimin felsefeden ayrılmasından bahsetmiştik. Bu ayrılma bilimin sorgulanması için ayrıca bilim felsefesi adında özel bi alanın oluşmasına sebebiyet vermiştir. Teknolojinin etik anlamda değerinin tartışılması için teknoetik alanı ortaya çıkmıştır. Tıp ve biyoloji alanı için etiğin kolu olan biyoetik çalışmaktadır.

Geçtiğimiz yıllarda bir haberde otonom araçların (sürücüsüz araç)  gelecek bir zamanda piyasaya gireceği ile ilgili bir haber yapıldı (Sabah Haber, 2018). Bu haberde bizleri ilgilendiren iki önemli başlık var birincisi “Otonom araçlar kararsız kalma durumunda nasıl ilerleyecek?” haberin devamında ise “Otonom araçların geliştirilmesinde belirleyici olacak etik kurallar ve karar öncelikleri de bugün dünyanın üzerinde çalıştığı konular arasında. İnsan yaşamı, insan yararı gibi öncelikler bu çerçevede çok net, tartışmasız ve uygulamaya yönelik biçimde tanımlanarak teknolojik altyapılarla birlikte yaşama geçirilmekte. Otonom araçlar, trafik kurallarına tam olarak uyacakları için kararsızlık oluşamayacak ve kazalar çok azalacaktır.” cümlesinde ki “etik kurallar” ibaresi kafalarda soru işareti yaratmakta. İşleyecek etik kurallar neler olacak ve bunarı kim belirleyecek? Filozof Philippa Foot’un ortaya attığı tramvay ikileminde; bir tramvay sürücüsü olduğunuzu ve tramvayın freninin problemli olduğu ve 3 seçeneğinizin olduğunu söyler bu seçeneklerden ilki; yoldan çıkmak ki burada çok sevdiğiniz biri vardır ikincisi; tramvayın rayını değiştirmeden düz gitmek ki burada 5 işçi vardır, son olarak da rayı değiştirmek ki burada da 1 işçi vardır. Bu duruma verilecek cevapları her bir bireyin kültür ve gelişimine bağlıdır, ve seçim yapmak oldukça zordur. Otonom araçlar bu tür durumda nasıl bir yol işleyecek yani bu durumu belirleyecek olan etik kural hangisidir? Bu kararı otonom araçlar yani bir bakıma yapay zeka ürünleri ne karar verecek ve bu karara kesin uyabilecek midir? Nitekim Bbc News’in 1 eylül 2018 de yapılan  haberine göre Apple’ın sürücüsünün kaza yaptığını bildirmişti. (Bbc News, 2018). Haberin devamında bu otonom araçların çok fazla ihtiyatlı olduğu belirtilmekte.“The Information” adlı teknoloji sitesinde bu hafta, Google’ın da bağlı olduğu Alphabet şirketine ait sürücüsüz Waymo araçlarla ilgili bir haberde, sürücülerin bu arabaların trafikte ‘aşırı ihtiyatlı’ olmasından yakındıklarına dikkat çekilmişti. Haberde sürücüsüz araçların, dönüşlerde önlerine araba çıkma ihtimalinin olduğu durumlarda aniden durdukları belirtilerek, arkadaki arabalara duracak zaman kalmadığı kaydedilmişti.” (Bbc News, 2018). Sabah’ın haberinde ki bizi ilgilendiren ikinci başlık ise “Otonom araç kaza yaptığında suçlu kim olacak? Yolcu mu? Yazılım geliştirici mi? Otomobil üreticisi mi?” nitekim bunun için gerekli incelemeler yapılacağı haberin devamında belirtilmiş olsa da hatanın büyük sonuçlar doğurduğu trafik kazalarında yaşama özgürlüğünün bu tür arıza çıkaracağı öngörüsünün düşük olduğu yazılımsal araçların  “etik ilkelerin” işleyiş problemi görüleceği aşikar.

Giderek ilerleyen teknoloji savunma sanayisi içinde kullanımı geniş örneğin Sand Flea (Kum Piresi) adı verilen araç çatılara zıplama konusunda başarılı ve bu sıçrayışlarda anlık görüntü alma işlevine sahip. Burada iki önemli unsur var birincisi; bu araçın kullanımında kişisel istekler olması durumunda kişinin özel yaşamın gizliliğinin ihlal edilmesi, ikincisi; bu tip robotlar özerk robotlar diye adlandırılır bu özerk olma durumunun sınırı nerededir? Savunmada kullanılınan ikinci bir robot ise üzerinde patlayıcılar taşıyabilen, bu patlayıcılara özerk karar verme mekanizmasına sahip insansız hava araçlarıdır. Bu araç içinde iki soru sorulabilinir. İlki; sırf kişiyi ya da nesneyi yok etmek için sivil insanların bulunduğu bir alana saldırmalı mı ? ikincisi ise; bu saldırıya karar verme anında robotun kararı ne olacak?

Robotlaşmanın hızlı ilerleyişinin görüldüğü bir başka alan- ki bu alan belki de insan hayatının en önemli alanıdır- tıp alanıdır. Bazı ameliyatlara girmeye bile başlayan bu robotların insan yaşamı üzerinde ince bir etkileri bulunmakta. Doktorların yapamadığı incelikte dikiş atmak, damarların üzerinde zarar vermeyecek düzeyde işlem yapmak, biyopsi işlemini başarılı şekilde yapmaları işlevlerinin birkaçı. Diğer iki kulvarda olduğu gibi burada da “ eğer robot başarısız olursa bundan kim sorumlu olacak?” sorusunu burada da kullanmak mümkün.

Son olarak ele alacağımız konu yapay zeka. Yapay zeka teknik olarak “Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti.[1] İngilizce artificial intelligence kavramının akronimi olan AI sözcüğü de bilişimde sıklıkla kullanılır. Yapay zekâ çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye yöneliktir” (Wikipedia, 2018).  Yapay zeka belirli algoritmalarla çalışan ve bu algoritmaları makrosaniye cinsinden kullanabilen; insanın yönelimlerini, arzu ve isteklerini bellekte depolayabilen bir sistemdir. Bu sistem bir bakıma insanın bilinçine benzeme konusunda fazlaca iddialı. İlk olarak internet siteleri için kullanılan bu sistem basit olarak bir algoritmadır. Yapay zeka ve algoritma arasında bariz farklar vardır; örneğin algoritma yapay zeka gibi özerk bir karar verme mekanizmasına sahip değildir onun yaptığı şey yalnızca kişinin anlık hareketlerini not edip bu sisteme göre bir sonuç çıkarmaktadır. Bu teknik olarak bir problem doğurmaz ama yapay zeka konusu daha karmaşıktır, çünkü; özerktir, kendi başına hareket etme kapasitesine sahip ve eylemlerinde kısmen olsa da özgürdür. Yapay zeka için türlü tahminler vardır. Dünyanın sonunu getirecekleri ve insanları koloni halinde yaşatacakları bir örnektir. Eldeki tüm veriler neticesinde yapay zekanın şu haliyle bunları başarması pek olanaklı olmasa da biz olacağı ihtimali üzerinden düşünürsek; yapay zeka insanın bilinçinin ötesine geçebilir mi? Ne var ki robotlar veya yapay zeka insanın becerilerinin çok ilerisinde işler başarabilmekte, bu da insanın etkisinin sona ereceği korkusunu yaratmakta. Yani teknolojiyi kullanan biz bu gelişmeyle beraber teknolojinin kullandığı şey haline gelebiliriz.

Yapay zekanın kullanım alanı oldukça geniş. İnsanı tanımak, trafikte kullanım, insan yaşamını kolaylaştırıcılığı, eğitim vb. bir çok işlevi vardır ama ne yazık ki yapay zekanın kullanımı da diğer bir çok teknolojik çalışma gibi kötüye gitme potansiyelini de kendi içinde barındırmaktadır. Yapay zekanın “etik kuralları” ne olacak. Robotlarda iş daha kolaydı bir programlama ile bu sorunlar ortadan kaldırıla bilinmesi mümkündü fakat algoritmaya sahip yapay zeka bir fikir yürütebilir ve bu fikir yürütmek gelecekte başımıza çok daha büyük belalar açabilir. Örneğin; piyasaya sürülen “Sofia” ya sorulan “Amacın var mı? Sorusuna Sofia’nın cevabı olan “Evet, dünyanın sonunu getirmek” pek ciddiye alınmamış olunsa da böyle bir olasılığın sonuçlarının nasıl olacağını kestirmek mümkün değil.

SONUÇ

   

      Bilimsel veriler ışığında ilerleyen ve daha sonrasında kısmen bilimden ayrı olan teknolojinin gelişmesi fazlaca geniş bir yelpazeye sahip. Bu gelişim robotların yardımcı bir unsur olarak kullanılması veya algoritmanın hayatı kolaylaştırması  gibi amaçlarla yapılması, basit, sabit ve teknik olarak iyidir. Ama yazının başında da belirttiğimiz atom bombası örneğinde olduğu gibi bu gelişimin kötü amaçlarla kullanılması mümkündür. Bu tür gelişimin insan bilinçi üzerinde ki baskın rolü ileride savunma, saldırı sanayisinde  büyük etkileri olabilir. Yapay zekayla beraber dünyanın, bilinçi olan yapay zekanın eline geçmesi durumunda var olan ahlaki değerlerin bir öneminin kalmaması ve sarsılan bu düzenle beraber insanın sonunun gelme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışmanında amaçı olan teknolojinin etik ile olan bağı unutulmamalı ve bilimin tekrar felsefe ile bağınının  yalnızca bilim felsefesi ile değil felsefenin kendisi ile sağlanmalıdır. Ne var ki bu bağ sağlanmazsa “etik ilkelerin” bir daha bahsinin geçilmemesi söz konusudur.

Kaynakça

Bbc News. (2018). Retrieved from Bbc News: https://www.bbc.com/turkce/haberler-45382150

Erişim Tarihi:28.12.2018

Çakır, S., & Kesler, M. (2012). Bilgisayar güvenliğini tehdit eden virüsler ve antivirüs yazılımları. Bilecik: Bilecik Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü.

Hürriyet Haber. (2017, 05 08). Retrieved from hürriyet.com: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kimlik-bilgileri-calindi-65-milyon-lira-borclandirildi-40450501

Erişim Tarihi 29.12.2018

Sabah Haber. (2018, 4 29). Retrieved from Sabah haber: https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/04/29/surucusuz-araclar-2050de-her-yerde

Erişim Tarihi: 25.12.2018

Şafak, U. (2001). BİLİM TARİHİ. İstabul: Çantay Kitapevi.

ŞENEL, A. (2014). Siyasal Düşünceler Tarihi. Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

Wikipedia. (2018). Retrieved from Wikipedia: http://www.wikizeroo.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvWWFwYXlfemVrw6I

Erişim Tarihi 28.12.1018

Hazırlayan:

Burak YETİŞMEZ

Danışman:

Prof. Dr. Şahin FİLİZ

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: