Bir Sanat Felsefi Tanım Olarak “Açıklama” / Özkan EROĞLU

 

Bir sanat felsefesi terimi olan “açıklama” (Erklärung), bir insan ve toplum felsefesini yakından ilgilendirir. Bu terimi kullanabilme, ona yakınlık duyabilme, bir kişideki derinlik ve girişkenlikle yakından ilgilidir. Bir derdi, daha da doğrusu bir soruna yaklaşımı olan “açıklama” yapma gereksinimi duyar. Gereksinim duymak, “gereklilik”in baş istenç (wollen) şartıdır. Bir sanatçı “açıklama” yapar, ya da bir yazar veya eleştirmen de “açıklama”ya ilişebilir. Bu ilişik olma durumu ciddi bir sorumluluk duygusuyla da at başı gider. Bir sanat yapıtına dair “açıklama,” onun çözümlemesine dönüktür genellikle. Bir sanat olgusu da “açıklama” bekler. Öyleyse açık seçik olmak için “açıklama”, özellikle doğaya ve bilime uygunluk da gösterebilen başka bir “açıklama”yı da beraberinde ister.

Özellikle rasyonel ve irrasyonel olmak üzere iki tür “açıklama”dan söz edebiliriz. Rasyonel olan somutla, irrasyonel olansa soyut olanla ilgili durur gözükmektedir. Arada da soyutlama değerler yer alır. Tin ve zihin arasında gelip gidenler de “açıklama”nın ilgi alanında yer alır. Bunlar arasındaki gelgitler, ayrıca söz konusu gelgitler esnasında çelişik olmayan, fakat bir “çelişkiler bütünü” olmak da açıklamayı yapan kimse için oldukça önemlidir. Kuramsal her çaba, bünyesinde “açıklama”yı zorunlu kılar; daha doğrusu tam bu noktada zorunlu olan içsel ihtiyaçlara (innere Notwendigkeit) bağlı “açıklama”ların belirmesidir ki, işte bunlar oldukça önemlidir. Kişinin “açıklama”yı yaparken, içsel ihtiyaçlarına dayalı farkındalıklara ulaşması hayli değerli bir başka konudur. Farkındalık ne tür bir “açıklama”ya ilişildiğinin de sıkı bir göstergesidir. Bu göstergelerdeki yoğunluksa “iyice insan olma”yla ilgili olarak, ayrıca kapsamlı bir gösterge olarak kendini belli eder.

Açıklama, “zamanın tini” (Zeitgeist) kavramına göre de şekillenen bir tanımdır. Şöyle ki, bir ortaçağ tini ile Rönesans tini “açıklama” olgusuna aynı pencereden bakmaz. Ortaçağ’ın penceresi dinsel iken, Rönesans’ın ki insansaldır. Bu basit “açıklama” bile bir teolojik ve hümanist olguların devreye; üstelik derin şekilde girmesini sağlar. Bütün bu ve benzeri panoramanın oluşmasını sağlayansa uygarlık tarihi olgusudur. Bu olguya kişi ve olayların ötesinde açıklamalar getiren kimseler, söz konusu olguya da ulaşabilme başarısını gösterir. Bu olgu üzerinden yapılan “açıklama”lar belirler zamanın tinine dayalı kültürel hareketleri de. Öyleyse insan demek bu kültürel hareket meselesine hâkim olmak demekse, buradan doğacak “açıklama”ların da karşılıksız bir şekilde insanlığa hizmet edeceği şüphesizdir.

 

Özkan Eroğlu

Gastprof. Dr.,

Habilitation Europa 

Philosophie der Kunst  

ozkan@ozkaneroglu.com

 

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: