DAĞIN GÖLGESİ

 

Ruh ikliminde derin ayrılıklar

Ve gündüz kuraklığının

Suya dönüştüğü nehir

Su ile konuşmak muazzam

Dağın gölgesi avuçlarımda

Hissetmiyorum seni

Ve oyuklar

Bir ışık dönüyor göğün saçlarında

Yapraklar portakallar

Varolmuş hayatlar

Yüzü dökük kuyular

İnce çizgilerde çıkmaz sokaklar

Burada bütün zeytin ağaçları aşk

Ve ölüme uzak yaşamaklar,

Sessizliği süslüyor çekirgenin dili ,

Bir testere gibi kesiyor

Dünün müziklerini

Çok konuşuyor sesler

Kedi kalabalığında kendi kalabalığı

Nesnelerin esiri herkes

Ölümünü taşıyorum buralara,

Avuç avuç…

Öldüğünü bilmiyorsun henüz

Sonra yeşil hareler ve upuslu şiir

Yarım bırakıyorum herşeyi

Çekip gitmek dağ etekleri yıldızlar

Ve yüzü avuçlarında bir ay

Usulcacık çekiliyor bulutlar

Yalnızlığımı özlüyorum

Yağmurda kaçıp giden ıslaklığımı

Sarılmanın hüznü oturuyor içime

Gözyaşlarımı bağışlamıyorum geceye

Ve içimdeki ses

Limon kokusu,

Kimse kimsenin rengini bilmiyor

Sesler sesler ,

Öğrenmek durmadan ve geçmek oradan

Ey çok sevdiğim

Yüreğini sevdimde

Ruhunun karanlığında ölü çocuklarım

Bütün sözcükler sahte ….sus

Işığın dalga boyunda insan suretleri

Kayıt altına alıp somutlayamadığın huzur,

Bu belirlenimsiz mevsim

Yolculukların rahminden düşmüş şiirler ,

Al beni yeniden gecelerine

birlikte dönelim ,

Her şey bir yanılsama belki de geçmişten kalan….

 

SEVDİ AYCIL

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: