Geçmişten Gelen

 

Hangar barın bir köşesinde, duvar dibindeki bir masaya sığınmıştım. Müzik aynı coşkulu ritmiyle devam ediyordu. Masamın üzerindeki küçük bir lekeye odaklanmış, ayağımla zayıf tempolar tutuyordum…
Müzik, mavili morlu bir renk yelpazesiyle beynime hücum ediyordu. Duymakla kalmıyor aynı zamanda görüyordum da onu, aslında sadece müziği değil; yaşadığım ne varsa, bütün duyularımı renklerle algılıyor ve renklerle hissediyordum…

Simirnoff ice şişesini sıkıca kavradım ve ağız dolusu bir yudum aldım.
Bu iyi gelmişti. ”Alkolü seviyorum” diye iç geçirdim. Saniyeler sürse bile iyi gelmişti. Sesler ve görüntüler bir olup üzerime üzerime geliyorlardı. Üstüne bir de durmadan dans eden coşkulu insanlara şahit olmak başımın daha da dönmesine neden oluyordu. Bu sergi alıp götürüyordu sızlanmalarımı ve yanıtsız sorularımı ama başım zonklamaya devam ediyordu. Bunun önüne geçemiyordum. İçkimden bir yudum daha alıp, sigaramı yaktım. Bütün gücümle bir nefeslik dumanı emdim ve hızla attım bedenimden.

Genç bir beden olduğu yerde kıvırıyordu, büyük bir seks ayinine hazırlanıyor gibi görünüyordu… Onu ve diğerlerini hayretle izliyordum. Değil dans etmek, nefes almak dahi zor geliyorken bana, nasıl oluyor da bu kıvrak bedenler böylesine bir aşkla dans edebiliyorlardı, anlamış değildim. Her yanından şehvet akan bu şeyleri izlemek, bana seksten ziyade güçlü bir fırtınayla köpüren denizin dalgalarını anımsatıyordu… Ne varsa alıp kıyıya vuruyordu dalgalar, sanki hiç dinmeyecekmiş gibi… Bırakmak istiyordum ben de kendimi dalgalara fakat buna cesaretim yoktu. Tuzlu suya karışıp yok olmak isteğimden duyduğum hazla piste baktım… Kalabalığa karışıp ”bir şeylere” temas etmeyi ölümle bir tutuyordum.

 

 

”Neden geldim ki buraya?” diye düşünürken bir kadın belirdi masamda… Kadın, yorgun ve bronzlaşmış incecik bedeniyle selamladı beni… Uzak bir geçmişten geldiği her halinden belliydi. ” Yanılıyorsun” dedi gözlerini kısarak. Neden böyle bir şey söylediğini anlayamadım. Ürperdim. Garip bir yalnızlık duygusuyla korktum. Gülümsedi. Halinden memnundu. ”Unutmuş olamazsın, hadi ama bunu bana yapma.” dedi. Sigarasını zarifçe yaktı ve kıkırdayarak dumanını yüzüme üfledi.

Başımla onayladım ve neden tam da karşımda olduğunu sorgulayan bir bakışla ”Merhaba” dedim… Yanı başımdaki genç kız eteğinin havalanmasına aldırmadan sallanıyordu, göğüsleri de tıpkı eteği gibi kontrolsüzce hareket ediyordu ki bakışlarımı yorgun kadına çevirdim yeniden. Sigaramdan aldığım dumanı yüzüne üfleyerek ”Kimsin sen?” dedim ve baştan aşağı süzdüm bu güzel bedeni. Belli ki denizi olan bir yerden gelmişti. Bu yabancı, yorgun bedeni bir parçam gibi hissediyor olmama anlam vermeye çalışırken yeniden sordum: ”Kimsin sen?”. Gülümsedi, her an kırılacakmış gibi narin duran parmaklarıyla simsiyah saçlarını geriye doğru attı ve kahkahayı bastı. Büyük bir şaşkınlık yaşıyordum şimdi. Kadın konuşmaya başlayınca merakımdan ona doğru eğildim.

”Yeniden doğdum Varlık, artık ikimiz varız; sadece biz. Hatırlayacaksın beni, en karanlık gecelerinden birinde, iştahla nasıl da yarattığını. Seni bir daha asla yalnız bırakmayacağım” dedi. Uzandı ve elimi tuttu. Bu dokunuşla geçmiş, şimdi ve geleceğin kendisi olmuştum, her şeyden uzakta bir yerde her şeyin kendisi olmuştum. ”Neden?” dedim, ”Neden geç kaldın?” Gözlerim doldu. Ellerim titremeye başlamıştı yaşadığım heyecanla. Sonunda gelmişti. O kadar mutlu olmuştum ki, sıkıca kavradım ellerini ve parmaklarını okşamaya başladım. Müziği duyamıyordum artık; ışıklar vardı, bir de o… Aslında tam olarak neredeydi bu ışıklar onu da bilmiyordum. Tıpkı karşımdaki kadın gibi rengârenk dağılmış bu şeylerin de varlığından emin olamıyordum artık.

Aceleyle sigaramı söndürdüm. Ona baktım. Çok özlemiştim onu. Olması gerektiği gibiydi. Çok güzeldi. Tanık olduğum bütün güzellikler sanki onda hayat bulmuştu. ”Hoş geldin” dedim ve gülümsedim ağlayan gözlerimle. Hatırlamıştım…

Varlık ERGEN

Sabaha karşı başlamış bir doğumun eseriyim_ Cennet bahçelerinden yere düşenlerdenim bir de- Parçalanmış benliklerimin gölgesinde bir bireymiş gibi yaşıyorum_ Tuzlu suyun yakınlarında olmak şanslı kılıyor beni-

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: