Guguk Kuşu

 

Caminin karşısındaki parke taşlı yoldan durağa doğru yürüyorum. Tabureleriyle kaldırımı işgal etmiş adamlar, çaylarını içip gelen geçeni seyrediyorlar. Biraz sonra imamın hoparlörden gelen boğuk sesi duyuluyor.‘’Dünya kendini arama mekânıdır; aradığın da, bulduğun da buradadır.’’ Cami avlusunda paçaları sıyrılı, çizgili tişörtlü adamlar; Cuma vaazını dinliyorlar.

Yolun karşısına geçip otobüs beklemeye başlıyorum. İzin günüm. Biraz dolaşacağım. Şoförler bir bir kaldırıma yanaşıyor. Görünüşünden en iyi araba süreni tahmin etmeye çalışıyorum. Sonunda, güven veren birini seçiyorum. İçerisi tıkış tıkış, dolu. Sonu gelmeyen yol çalışmaları yüzünden, çukurlara bata çıka ilerliyoruz. Otobüs fren yaptıkça, yolcular üstüme çullanıyor. En arka demire tutunup kalabalıktan sıyrılmaya çalışıyorum. Az sayıda yeşil yerden biri olan genişçe parkta iniyorum. Elimi, hep yanımda taşıdığım mandalina esanslı kolonyayla, iyice ovalıyorum. Kısa bir yürüyüşten sonra, çimenlere yayılıyorum.

Bir guguk kuşu, ağaca yuva yapmış başka bir kuşun yumurtalarını yere atıyor. Kurnaz, kendi yumurtasına yer açacak. Doğanın işleyişine bir kez daha şaşırıyorum.

Kulaklığımı çıkarıp etrafı dinlemeye başlıyorum.  Mangal yapanlar, köpek gezdirenler, çekirdek çitleyenler, öpüşen çiftler, bulutlara havalanan salıncak çocukları…

Kendimi, suibriğine tutunamamış bir yarasa gibi hissediyorum. Oysa ‘’Var olan her şey canlıdır,’’ diyor bir Şaman. Bense, yaşamın hayhuyuna kapılıp aldanamıyorum.  Olduğum yeri, yaşadığım zamanı yadırgıyorum. Anneme, babama, eski model telefonlarından mesaj atmasını öğrenememiş komşularıma öfkeleniyorum. Kimseyle hemdem olamıyorum. Belki de ben, saksağanların arasına karışmış bir guguk kuşuyum.

Caddeden geçen arabaları izliyorum. Hangisinin bagajında, halıya sarılı bir ceset var? Hangi sokak kana bulandı öbek öbek? Yanımda kâğıt kalem taşımadığım zamanların tedirginliğini yaşıyorum. Çocukken yaptığım gibi gözlerimi kapattıktan sonra iyice sıkıp bırakıyorum. Siyahkırmızı, karıncalı gölgeleri bir şeylere benzetiyorum.

 

 

1988 yılında Çorlu'da doğdu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji mezunu. Okur,düşler,yazar,izler. Sabahattin Ali'nin şu cümlesini tekrarlar:''Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.''

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: