İnancın Eğlenceli Yolları / Orkun UÇAR

                 Ben felsefeden anlamayan, felsefi bir kitabı okuduğunda anlamadığı için kapatan insanlardanım. Bu nedenle benim gibi olanlar için felsefi inançların terimlerini, anlayabildiğim şekilde yazmak istedim…

                  İnanç (veya inançsızlık) evreni oldukça zengin ve eğlencelidir. Ne yazık ki bu zengin dünya fazla insanın ilgisini çekmez. Mesela insanların çoğu deizm ile ateizm arasındaki farkı bilmez. Cahiller nazarında monoteist (tek tanrılı din) olmayan insanların hepsi ateisttir. Ateistler de alakası olmadığı halde satanisttir.

                  Daha geçenlerde televizyonda dini hikâyeler anlatıp yüz binlerce dolar kazanan biri “Ateistler şeytanın çocuklarıdır” gibi cehaletin zirvesi bir cümle kurabilmişti. Oysa azıcık düşünebilse, tanrının varlığını kabul etmeyen bir ateistin, onun yarattığı söylenen bir şeytana da inanmasının abes olacağını idrak edebilirdi.

                  Cehalet böyle komik durumlara neden olabiliyor. Mesela twitterdaki meşhur ak trollerden biri geçenlerde “monoteistlere” hakaret etti. Kendisine “monoteizm”in tek tanrıcılık olduğu, yani kendisinin de monoteist olduğunu açıkladıkları zaman tweetini sildi.

                 Şimdi size kısa kısa felsefi inanç terimleri sözlüğü oluşturayım. Tabii ki bu terimlere getirdiğim kısa açıklamalar buz dağının görünen ucudur. Yani ilginizi çeken terimi internette araştırıp çok daha derinlemesine öğrenebilirsiniz:

 

                  Teizm: Dini inanç. Tanrı ile dini bir arada kabul eden ve inceleyen bir inanç.

                  Deizm: Tanrı’nın varlığına inanan ama dinlere inanmayan insan. Deistler içinde tanrıya inanan ve kendince tapan veya inanıp tapmayanlar vardır. Kendisine kalmış.

                  Agnostizm: Bilinmezciliktir. Tanrının varlığı veya yokluğunun bilinemeyeceğini savunur.

                  Dogmatizm: Bir inanca körü körüne inanmaktır.

                  Demiourgos: Kendisi yaratıcı olmayan bir tanrı inancıdır. Bu inanca göre tanrı yoktan var edemez, varken yok edemez. Var olan malzemeye şekil verebilir, onu kullanabilir.

                  Satanizm: Evrendeki tanrı, şeytan savaşında Şeytan’ın tarafını tutanlar.

                  Luciferianizm: Satanizm’den farklıdır. Tanrının varlığına inanır ama ona güvenmez. Tanrı evreni ve insanı yaratmış olabilir ama kendi planları, hedefleri vardır. Tanrıyı iyi kabul etmez yani. Dini inancı olan bir insan Tanrı’dan korkar, sever, tapar, ona teslim olmuştur ama bir Luciferianist ona karşı durur.

                  Gnostizm: Paganizmle tek tanrılı dinlerin sentezi gibidir ama sanırım en doğrusu şu: gnostikler için bu dünya bir sürgün yeridir. Dünyevi her şey insanlar için tuzaktır. Bunun İslami versiyonu irfaniye’dir.

                  Paganizm: Esasında çok farklı birçok inanışı kapsayan bir terim; yahudi, hıristiyan, müslüman olmayan inançlar için kullanılmış. Çok tanrıcılık, putçuluk, doğacılık… Birçok inanç vardır içinde.

                  Monoteizm: Tek tanrıcılık.

                  Politeizm: Çok tanrıcılık

                  Panteizm: Tanrı evrendir, evren tanrı.

                  Panenteizm: Evren tanrının bir parçasıdır. Tanrı’nın evren dışı da varlığı vardır. Yani Panteizm’den farkı evreni Tanrı’nın bir parçası olarak görmektir.

                  Platonizm: Evreni tanrının bir düzenle yarattığına, insan ruhunun bunu algılayabileceğini savunan bir görüş. Yani insan ruhu bu güce sahiptir ve tanrıyı, yarattığı evreni algılamak amacı olmalı.

                  Neo Platonizm: Aklı yücelten bir görüştür. Yaradılışta bir tekâmül, ya da hiyerarşik sistem vardır. İnsanın amacı tekâmül etmek ve yaradılışı ve tanrıyı anlayıp ona ulaşmaktır. Basra’da doğan gizemci akım olan İhvanussafa bu akımın İslami versiyonudur.

                  Septisizm: Kuşkuculuk. Her şeyin aldatıcı, bilinmez olduğunu savunan bir görüş. Bir evreni duyu organlarımızla algılarız ama bunların tamamı aldatıcı ve güvenilmez olabilir.

                  Hedonizm: Eylemlerin nedeni haz almak olarak gören inançtır. Haz mutluluktur.

                  Nihilizm: Hiççilik. Hiçbir şeyin var olmadığı savunan bir görüş. Bunun bir versiyonu da var olarak algıladığımız şeylerin, kuralların, görüşlerin insanın zincirleri olduğudur. İnsanı köle yapan şeylerdir bunlar. Zayıf insan teslim olur, güçlü olan zincirlerini kırar.

 

                 Bunlar dışında sürüyle “izm” var: egzistansiyalizm (varoluşculuk), egoizm, ampirizm (deneycilik), anarşizm (kargaşacılık, kaosizm), anti-klerikalizm (din ve dini kurumlar karşıtlığı), entüisyonizm (sezgicilik), fatalizm (kadercilik, yazgıcılık), senkretizm (bağdaştırıcılık: bu fazla bilinmeyen bir inanç ama internet çağında nerede senkronizasyon görürseniz hatırlayın), utilitarizm (faydacı ahlak)…

                 Gördüğünüz esasında hayatın içinde izlerini görebildiğiniz, hatta çok yaygın olduğunu fark edebileceğiniz birçok inanç var.

                  Mesela bencil biri egoizmi yaşatıyor, çıkarcı biri faydacılığı, bazıları deneyci, bazıları kuşkucu, huri ve şarap için cennete gitme fikrindeki biri özde hedonist…

                  Dinler, ruhban sınıfı ile inançtan çok politik ve ticari kurumlara döndü. Tarikatlar günümüzde en karlı yatırımlar. Sadece tek tanrılı dinler değil, new age tarikatlar kısa sürede milyar dolarlık holdinglere dönüşüyor.

                  Örneğin; Mormonizm, hıristiyanlık içinde sayılsa da esasında kendi peygamberi ve kutsal kitabı olan bir inançtır. Mormonlar IBM ve otel zincirlerine sahip. Geçen seçimlerde Obama’nın karşısına çıkan aday Mitt Rommey mormondur.

                  Hollywood ünlülerinin tarikatı olarak ünlenen (Tom Cruise, John Travolta) scientology ise ikinci sınıf bir bilimkurgu yazarı Ron Hubbard’ın uydurmasıdır. Adam zamanında “kelimesi bir sente hikâye yazmak saçmalık. Bir milyon dolar kazanmak için din kurmak lazım” demiş ve din kurup milyar dolar kazanmıştır.

                  Bugün evangalistler, opus dei, moon tarikatı dini oluşumlar gibi görünse de büyük ticari oluşumlardır. Mesela Katolik kilisesi hala Batı dünyasının en güçlü emlak şirketidir de.

                  Şunu asla unutmamak lazım, dinlerin üç ayağı vardır:

                  – inanç

                  – para

                  – iktidar (güç)

                 Rusların Ortodoks hrıstiyanlığa geçmesinin öyküsü bu anlamda iyi bir örnek: Ruslar eskiden fırtına tanrısı Perun’a inanır. Perun, İskandinav mitolojisindeki Thor’dan apartmadır. Çok etkili bir dini yapılanmaları yoktur Slav mitolojisinin. İbadetleri, iktidara sağladığı güç yoktur. Bu nedenle din aramaya başlarlar. Yahudiliği Slavlara uygun bulmazlar, Müslümanlığı sıkıcı bulurlar, daha çok sıcak ülkelerdeki insanlara uygun bulurlar. Katolik ve Ortodoksluğu incelerler. Ortodoksluğun ibadet ritüellerini daha şaşaalı ve etkileyici bulurlar ruhban sınıfı için ve onu seçerler.

                  Yani Rusların Ortodoks hıristiyanlığı seçmesinin sebebi inanç değildir; bir devlet oluşturma, halkı iktidara bağlı kılma ve yönetimin inanç ayağını tamamlamak içindir.

Orkun UÇAR

(2014 yılında kaleme alındı)
BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: