Mi fa morire cantando

                  * şarkı söylemek beni öldürüyor

Ne tütün siz sarasınız diye var, ne de şarkılar siz gülüp gözyaşı dökesiniz diye.

Her şeye bir anlam yükleyen sizlersiniz, yoksa tütünler neden sarılsın, Ayten Alpman neden son bir defa diyerek bağrınsın? O kadar kolay mı yoksa bağırınmak, içtiği sigaralardan dolayı şarkının ortasında boğulmak üzere olmak, ama geçirdiği acılara kıyasladığı zaman şarkı bitene kadar sabredebilmek? Ve siz bunu bile bile, bir günah gibi sakladınız. Sizin dışınızda kimsenin görmemesini sağladınız. İçinizden ağladınız, ancak herkese güldünüz, sonra insanlara ağıtlar yaktırdınız, tek olmak istediğiniz birisinin boğazında düğümlenen bir hıçkırıktı belki de. Kaybettiğiniz yıllarınızı geriye alma ihtimali üzerine düşündünüz, imkansız olduğunu görünce de pişmanlıklarınız gözünüzün önüne geldi. Açtınız ağzınızı yumdunuz gözünüzü, şarkılara eşlik ettiniz. Yerde toprak gökte yıldız var diye size yalan söylediler zannettiniz. Öyle miydi gerçekten, yoksa sizler mi anlayamadınız? Birbirinizi affetmediniz, üstelik bunu marifet bildiniz, nihavend makamlara meze yapıp rakınızı içtiniz. Rakıdan sıkılıp bir süre İspanyol meyhanesine gittiniz belki de. Tahta masanızda oturup şarabınızı yudumlarken çığlık çığlığa şarkı söyleyen yitkin ve geçkin kadını çirkin buldunuz, beğenmediniz. Sevdiğinizin peşinden yeteri kadar koşmayıp isyan ettiniz onu sizden alanlara. Kafanızı dinlemek için göğe baktınız, ama kirletmiştiniz göğü kirletebileceğiniz kadar. O yüzden gecelere muhtaç oldunuz, odanız efkarla dolduğundan uyuyamayıp tütün sarıp yalnızlıktan şikayet ettiniz. Sonra sırf sevişmek için yıldızlı gökleri beklediniz. Derin bakışlardan kaçınıp kaçamak bakışlarla baktınız birbirinize, sonra bundan da pişman olup anıların sizi rahat bırakmasını istediniz, bunun da adı “alın yazısı” oldu. Hep meçhul bir seferden dönenleri beklediniz, gelmeyince de bir iç çekip “yalan” dediniz. Hayatı anlamak için kendinizi sorgularken aklınız hep başkalarına gitti, ya da sarhoşluğa içkiye. Çıkar yolu arasanız da bulamadınız, anlamadınız gitti. Yorulup değirmenlere karşı oturup dinlendiniz, “bunlar da geçer” dediniz kendi kendinize. Kıskandınız, beklediniz, ağladınız ve güldünüz. Çünkü sizler hep şiirlerde şarkılarda yaşadınız ne kadar inkar etseniz de, ne şiiri sadece okudunuz ne de şarkıları sadece dinlediniz.

Jasmin Aslı Akalın

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: