Organ / Kadavra Bağışı

 

            Şimdi gözlerinizi kapatıp en son ne zaman hastaneye gittiğinizi hatırlamanızı istiyorum. Tıka basa dolu koridorlar, elinizde bir kâğıtla koşturduğunuz an ya da bir morgun önü…

            Şu anda ülkemiz genelinde sağlıklı olmayı dileyen ve hekimlerin yolunu arşınlayan kimseler olarak görmek istemediğimiz bir gerçekle karşı karşıyayız: Organ/kadavra bağışı!

            Bugün 30 bine yakın kimse organ bağışı bekliyor (Böbrek, kornea, karaciğer, kalp, pankreas, akciğer, bağırsak, kalp kapağı) .

 

            Düşünsenize, organlarını ya da kadavrasını bağışlamamış bir kimseye sağlık hizmeti verilmeseydi eğer ne olurdu?

Nasıl bir ülkeye evrilirdik?

 

            Her yıl binlerce insan, sadece ve sadece biz onları yok saydığımız için hayatlarını kaybediyor.

            Her yıl binlerce insan, biz onları unuttuğumuz için büyük acılarla yaşıyor, pek çoğu bütün kazançlarını hayatta kalabilmek uğruna harcıyor ve hastane köşelerinde hasta ve sahipsiz oluşlarıyla ilgili derin yalnızlık duygularıyla bükülüyorlar.

            Organ bağışlarının yetersizliği nedeniyle ve özellikle dini ritüellere aykırı olduğu düşüncesiyle ölen kimselerin sapasağlam organları da bedenleri gibi toprak altında çürümeye terk ediliyor.

            Bugün, meraklısı birçok yerden araştırabilir, tıp çevreleri işi gücü bırakmış çeşitli dinlerle ilgili organ/kadavra bağışının “dinen” sakıncasının olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Bir hekim için bu çabaların ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz.

            İçiniz rahat olsun, bütün dinlerde bağış yapmanın bir “günahı” yok! Ben demiyorum, yetkin kimseler söylüyor.  https://www.tonv.org.tr/tr/organ-bagisi/organ-bagisi-ve-dinler/

 

Organ bağışıyla çok yakından ilişkili bir diğer bağış türü ise “kadavra” bağışıdır.

 

 

            Kadavra bağışı, diğer tüm bağış çeşitleri kadar önemlidir. Bir hekim adayının kadavra görmeden, kadavra üzerinde çalışmadan okulunu bitirdiğini ve göreve başladığını duysanız, ne hissederdiniz? Ülkemizde 261 tıp öğrencisine 1 kadavra düşmektedir! Evet, ülkemizde birçok hekim bu şartlarda göreve başlıyor. Çoğu tıp öğrencisi bir kadavrayı ya hiç görmüyor ya da görse bile ona dokunmadan,  onun üzerinde çalışma yapmadan mezun oluyor. http://www.anatomidernegi.org.tr/kadavra-bagisi-ve-temini

            Bu konuyla ilgili karşılaştığım en üzücü şey ise kadavra eksikliğinden dem vuran tıp çevrelerinde kadavra bağış oranlarının çok çok düşük seviyelerde kalmış olmasıdır. Hatırlarsınız yıllar önce bir profesör bedenimi bağışlıyorum demişti, olay olmuştu (Yakup TUNA). Gazetecilerin peş peşine haber yapmaları, işi magazinleştirme çabaları… Onun bir röportajında da belirttiği gibi ülkemizde çalışan anatomistlerin bile ezici bir çoğunluğu (%70) kadavra bağışına sıcak bakmayan kimselerden oluşuyormuş.

            Kadavra konusunda çareyi çeşitli ülkelerden satın almakta aramak ise apayrı bir çıkmazdır. Kadavraların ücretsiz verildiği ancak kadavranın korunması sürecinde yapılan hizmet bedelinin ödenmesi şartı (30bin ile 60bin dolar arası) üniversitelere ağır gelmektedir.

 

            Yıllar önce organlarımı ve bedenimi bağışlamak için gittiğim bir üniversite hastanesinde karşılaştığım durum ise hayret vericiydi;

organ ve kadavra bağışı için gerekli evrakları hazırlayan ve bu alanda görev yapan ekip içinde hiç bağışçı yoktu!

 

            Her yıl yüzlerce kadavraya ve binlerce organ bağışçısına ihtiyacımız olduğu gerçeğini nasıl yeneriz? Öncelikle “bağış duygusunun” bir devlet politikası olması gerekmektedir. Siyasilerin ve bürokratların organ ve kadavra bağışı kampanyalarına doğrudan “birer bağışçı” olarak destek vermeleri gerekmektedir. Sonrasında hekimlerin kendi “işlerine” inanması ve organ/kadavra bağışında bulunmalarıyla beraber geniş halk yığınlarını ikna etmeye yönelik sağlam adımlar atılabilir.

            Eğer sizler de kadavra/organ bağışında bulunmak istiyorsanız, en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz yeterli olacaktır. Bir yakınınızın ölmesi durumunda ise hastanenin ilgili çalışanlarına yakınınızla ilgili organ/kadavra bağışı yapma yetkinizi hatırlatmanız yetecektir. Bu yetkinizle ölen yakınınız adına karar verme hakkına sahip olduğunuzu unutmayınız.

            Kadavra bağışında bulunduğunuzda, kadavranızın bilimsel araştırmalar için kullanıldığından emin olabilirsiniz, hekimlerin çalışmaları bittiğinde sizin ya da söz sahibi yakınınızın vasiyetine uygun bir defin işlemi yapılacağını bilmelisiniz. Ayrıca kan bağış noktalarından kan ve kök hücre bağışı talebinde bulunabilirsiniz.

 

            Doğum öncesi süreçle başlayan hayatlarımızın her anında bilimden yararlanmış kimseler olarak bu bağışları yapmakla yükümlü olduğumuzu düşünüyorum.

            Umarım sizler de yeni bağışçılar bulmak konusunda bana eşlik edersiniz.

 

            Daha ayrıntılı bir araştırma için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

 

https://organ.saglik.gov.tr/Index.aspx
https://organkds.saglik.gov.tr/KamuyaAcikRapor.aspx?q=BAGIS
https://www.tonv.org.tr
http://www.anatomidernegi.org.tr
http://www.anatomidernegi.org.tr/kadavra-bagisi-ve-temini
http://www.kanver.org
Katkıda bulunan Deniz AKYOL (Tıp Fakültesi Öğrencisi)

 

Varlık ERGEN

 

 

Sabaha karşı başlamış bir doğumun eseriyim_ Cennet bahçelerinden yere düşenlerdenim bir de- Parçalanmış benliklerimin gölgesinde bir bireymiş gibi yaşıyorum_ Tuzlu suyun yakınlarında olmak şanslı kılıyor beni-

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: