OTOGAR

Sanki dilimi ısırıyor içtiğim bayat çayın tadı
Şimdiden içimde bir otogar vedalaşması hüznü
Yarısı kararmış bir günün ayazında
İki el sallanıyor git gide hasretlenen.
Ayazın avucunda sımsıkı iki yürek
Camın gerisinden sarılıyorlar giderek
Gözlerimin nemine karışıyor çayımın dumanı
Çayımın dibinde eriyor vedalar
Ben oturmuş yudumlarken çayımı
Uzun bir özleme kucak açıyor sevdalar.
Gözüme ilişiyor saniyesi düşmüş duvar saati
‘Otur’, diyor ‘otur ‘ senin seferine daha var
‘’aşağıda yolcumuz kalmasın’’
İnce bir sızıyı besliyor muavinin sesi
Geride kalan yüreği şimdi kimler anlasın
Kalanın gidenden başka yok ki kimsesi.
Sonsuz bir zamanı kucaklıyor tekerlek dönerek
Koşuyor geride kalan havada elleri
‘’Güle güle’’ diyor avuç içleri karanlık bir boşluğu öperek
Sanki ben içiyorum bir hasreti kana kana
Apayrı olduğum bu iki yürekle yan yana
yana yana…

SAMET KURT

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: