Tanzimat’da Romana Uzanan İlk El: “Taaşşuk-I Talat İle Fitnat”

TAKDİM:

Dil alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız Şemsettin Sami, çeşitli diller üzerine sözlükler hazırlamış, hem edebiyatımızın gelişimine hem de Batı’yı bir anlamda tanımamıza referans olmuştur. (Kamus-ı Türki, Kamus-ı Alam, Kamus-ı Fransevi)
Taaşşuk-ı Talat ile Fitnat edebiyatımızda roman türünde ilk olması nedeniyle okurda öncelikle bir merak ve istek uyandırıyor. Aynı zamanda bir dönem romanı olması kurguyu, dili, üslubu biçimlendiren bir etken.
Eserde başkarakter Talat Bey’in el bebek büyüdüğünü, iyi bir tahsil gördüğünü ve bunun sonucunda Kalem Dairesinde çalıştığını; Fitnat’ın ise Hacı’nın evinde dünyadan bihaber yaşadığını anlıyoruz. Saliha Hanım’ın -annesi- kendi hayatında başından geçen aşk macerasını anlatması roman hakkında ipuçları vermekte. Rıfat ile Saliha’nın zor aşkını kısa özetle aktardıktan sonra yazar okuyucuyu fasıla uğurluyor.

TANZİMAT HAVASI:

Tanzimat romanı konularını çoğunlukla kavuşamayan iki aşık, arafta gezinen özenti tipler, para hırsı ve alafranga, zengin konak tasvirleri, zoraki evlilikler, beyzadeler, tesadüf ve yanlış anlaşılmalar, cariyeler şeklinde kategorize edebiliriz.  Konuyu yuva olarak tanımlayacak olursak yazar yuvanın birikim, gelişim ve kendi zihninde açtığı bölümlerini tesadüf, kader ve çıtkırıldım kalplerle ilikliyor. Bu ilikleme kimi zaman tesadüf ve kaderle yapıldığında okurun tahayyülünde mantıklı bir zemin bulamasa da bunu dönem özellikleri ve teknik zayıflıklara yormak mümkün.
Tanzimat (tiyatro/roman/hikaye)’ta mekan olarak konaklara, bey evlerine rastlarız. Bunun üzerinde Osmanlı sosyal hayatının etkisi olduğu su götürmez. Osmanlı’da konaklar ve konakların dadıları yaygın görülen toplumsal normlar olarak göze çarpar. Fransızca dersler, piyano eğitimleri hanımlara ve beylere ilim vermede önemli rol üstleniyor. Doğal olarak aile romanlarda dadısıyla, eğitmeniyle, entrikalarıyla anlatılıyor. Eserimizdeki dadı ise bir Arap. Arap oluşu yazarı mutlak bir dil değişikliğine itiyor. Lisana ağız özelliklerini katarak dadıyı gerçekçi sunuyor. Bunun birkaç örneği: Hanımim, galdi, şocuğ, mamlakat vs.

MEKTUP AŞKLARI:

Mektup, Tanzimat Dönemi’nin en hayatı iletişim aracı. Tabi aşıklarının da… Romanın henüz başında Saliha Hanım aşk sergüzeştini anlatırken Rıfat Bey ile mektuplaşmalarına rastlıyoruz. Ah’ların , vah’ların süslediği bu mektuplar yoğun duygular yaşayan sevdalı gençlerin birbirlerinden haberdar olması ve aşkın zorluğunu göstermesi bakımından önemli bir görev üstleniyor. (syf: 26. Biricik Rıfat’ım, Ah Rıfat’ım ahh) Bununla beraber mektup türünün romanın içinde olması kimi zaman yazarı pasif kahramanları ise aktif kılmış. Öznelliğin doruklarında gezinen mektuplar hem konuyu genişletme hem de aydınlatma açısından önemli. Saliha-Rıfat mektuplaşmaları Talat ile Fitnat için bir miras gibi.

Evliliğin günümüzde bile anne-babanın tekelinde olduğunu düşünürsek eserdeki zorla evlendirme düşüncesini daha gerçekçi kavrayabiliriz. Evlilik hususunda kızların ne yazık ki söz söylemeye cesaret edemedikleri, meramlarını sadece dadıları veya kız arkadaşlarıyla paylaştıkları bir nesil için bundan kurtuluş sıhhatle tehditten öteye gidemiyor. Ani hıçkırıklı ağlamalar, bayılmalar aile içinde düşüncelerin evrilmesine neden oluyor. Saliha ve Fitnat’ı bu doğrultuda tek paydada buluşturan kavram: BAYILMAK.

ORTAK PAYDA ‘BAYGINLIK’ :

Kahramanlar duygu yoğunluğunun vermiş olduğu dalgayla bayılıveriyor. Bu bayılmalar aile üyelerini korku içinde bıraktığı gibi onları fikren de etkiliyor ve ne istenirse ona razı oluyorlar. Kızlarının hayatına mal olabilecek bir kararı vermek istemiyorlar ve düşünceden hemen dönülüyor. Boğucu ortamın bir nevi telafisi…

GELENEKSEL TİYARODAN SELAM:

Tanzimat edebiyatının genel bir özelliği daha çıkmakta roman içinde. Yazarın geleneksel halk tiyatrosundan beslendiği aleni. Bu kavram Türk yazınının ileride H. Edip Adıvar’da da göreceği ZENNE tiplemesidir. Zenne, geleneksel tiyatroda (ortaoyunu, karagöz) kadın kılığına girmiş erkek rolündeki tiplemedir. Sami, Talat’a kadın kıyafeti giydirip Fitnat’a nakış öğretme bahanesiyle onunla görüşmek için kullanıyor zenne tipini. Burada aynı zamanda aşk uğruna verilen mücadele somutlaşıyor. Ve tabi aynı zamanda nakışın da kız kısmının hem buluşma hem öğrenme eylemi olduğunu çıkarıyoruz. Geleneğin Tanzimat’a aktarıldığının bir kanıtıdır bu. Bir başka ifadeyle edebiyatımızın birikerek ilerleyip değerlerine sırt çevirmediği aşikar.

İLK GÖRÜŞTE AŞK VE TANZİMAT KADINI:

Bugün Yeşilçam’da örneğine çokça rastladığımız ilk görüşte aşka tutunma romanda kendine yer bulmuş. Talat, Fitnat’ı daha tam manasıyla görmeden bilmeden aşık olur. İlk görüşte ve ölüm pahasına aşk…
Kadınlar tüm zamanlarda yatak odalarında, perde arkalarında görünmez vaziyette hayata tutunmaya çalışmışlardır. Tanzimat’la gelen ‘akıl devrimi’ kadınlara geç gelmiş bahardır. Kadın; cariye, dadı, nakış ustası, ev eşyası görünümünde. Aynı zamanda direnen ve isyankar bir varlık. Aşkı için direnen ve direten. Romanda yalnızlığı da, aşkı da, hüznü de hep içinde yaşayan kadınların/kızların hemcinslerinden başka kimseyle iletişime geçmemeleri onları kısıtlayan bakış açısının acı gerçeğidir. Hacı’nın kızı eğitişi, verdiği terbiye bunu yansıtıyor. Kadının sosyalleşememesi Fitnat’ın yazma bilmemesinin ana etkeni. Kadını motifleştirmek onun canlı ve ruhlu bir varlık olduğunu unutmak birtakım aksaklıklar doğurur. Fitnat yazıya Talat’la tanışana kadar uzaktır.

Bİ’YUDUM:

Gönül bir müftüdür ki istemediği şey için fetva vermez. (syf: 27)
Kalbi bir vapurun makine dairesi gibi işlemeye başlıyordu. (syf: 56)
Fitnat’ın nazik gönlü aşk oklavasıyla açılmış bir yufkaya benzer. (syf: 64)
Onlar evlendikleri vakit kadınlarına verdikleri ehemmiyet satın aldıkları bir beygir yahut bir arabaya verdikleri ehemmiyetten azdır. (syf: 67)
Yıldızlar, yağı kalmamış yahut fitili tükenmiş kandiller gibi yavaş yavaş gözden kayboluyor. (syf: 69)

 

Ufuk YEŞİL

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: