Ksanthos Antik Kenti

Öğretilmemiş tarihin, unutturulan benliğin,  gururun ve de tutkunun başkenti Ksanthos Antik Kenti,  Fethiye/ Kaş kara yoluna 70 km uzaklığında bulunmaktadır. Kınık Beldesin’de yer alır. Dağlık Likya eyaletinin en eski ve en büyük kentidir. Ksanthos ırmağının vadisinde kuruludur. Kent, Likya bölgesinin idarî ve dinî merkeziydi. Tarihi İ.Ö.VIII. yüzyıla kadar giden Ksanthos, İ.Ö. 545 yılındaki Pers istilasına kadar bağımsız bir şehir devletiydi.

 

Pers istilasında kentlerini kahramanca savunan Ksanthoslu’lar, istilayı önleyemeyeceklerini anlayınca önce tüm kadın ve çocuklarını öldürmüşler, sonra da kenti ateşe vererek ve bu alevlerin içine kendilerini atarak topluca intihar etmişlerdir. Bu kıyımdan kurtulan 80 aile ve başka yerlerden gelen göçmenlerce kent yeniden kurulmuştur. Fakat 100 yıl kadar sonra çıkan bir yangınla Ksanthos tekrar harap olmuştur. Buna rağmen yeni baştan kurulan kent, Batı dünyası ile kurduğu iyi ilişkiler sonucu uzun süre önemli bir merkez olarak varlığını sürdürebilmiştir.

Kent, lahit mezarları ile ünlüdür ve bol miktarda lahit mezar bulunmaktadır, buradan götürülen mezar lahitleri ve kabartmaları şu anda British Museum’da muhafaza edilmektedir. Kent içerisinde tiyatro, agora, yazıt, nekropol alanı, kilisesi bulunmaktadır. Bir dönem Likya’nın başkentliğini yapmış ve uğradığı istila sonucu terk edilmiştir.

İlyada’da anlatıldığına göre Kral Sarpedon ve yoldaşı Glaucus, Troyalılara yardım için bu şehirden, yani Likya’nın başkentinden, askerleriyle birlikte gelmişlerdir. Komutanlar burada en önde savaşmış; Troyalılara yardım için hayatlarını ortaya koymuşlardır. Hatta korkma ve çekinme olayını Sarpedon’da daha az görürüz. Yiğit adam, cesur adam Sarpedon bu savaşta ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. Savaşlarda esir olmak yerine ölmeyi/intiharı seçmeleri, tarihin gördüğü asil olaylardandır. Kendilerinden çok güçlü düşmanlarına teslim olmamak için topluca intihar ettiklerini öğrendiğinizde koca şehir kalıntısına şöyle bir bakarak duygulanacaksınız…

Bu mükemmel kenti mutlaka görmelisiniz.

Görsel: Nereid Anıtı, İ.Ö. 390-380, British Museum

Arkeoloji Dünyası

BU İÇERİK BİR KONUK YAZAR TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR. Yayınlanmasını istediğiniz eserlerinizi yenipapirus@gmail.com ‘a göndermeniz gerekmektedir. Editör onayından geçen eserler Yeni Papirüs okurlarına sunulacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: