Yokuş Yukarı

Bir bebek,

Yukarı doğru çıkıverdi annesinin rahminden.

Birkaç aylık oldu,

Yokuş yukarı emekledi.

Düştü durdu,

Daima yukarı emekledi.

Yaşına girdi, yokuş yukarı attı ilk adımını.

Hep havadaydı bakışları,

Kimse anlam veremedi.

“Aklı kıt herhal.” dediler.

Annesi günlerce ağladı.

Ancak, tek gayesi vardı onun;

Gökyüzüne ulaşacak, dokunacaktı ona.

Büyüdü,

Genç kız oldu.

Artık koşmaya başladı yokuş yukarı.

Tökezledi, düştü;

Yılmadı.

Yokuş yukarı gitti hep.

Çıkmadığı dağ, tepe kalmadı.

O büyüdükçe;

Daraldı sokaklar,

Koca evler diktiler,

Plazalar yaptılar.

Anladı ki, büyüdükçe güçleşti işi.

Kocaman bir binanın çatısına çıktı bir gün.

İki yana açtı kollarını,

Kaldırdı başını yukarı,

Bağırdı, saçtı tüm öfkesini:

“Plazalarınızı çekin önümden!

Gökyüzüne dokunamıyorum!”

Sakinleşti ansızın.

Buğulandı gözleri, titredi sesi.

Fısıldadı:

“Küçükken; yeteri kadar yukarı yürürsem,

Gökyüzüne dokunabilirim sanırdım.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: